Almanya Türk Toplumu'ndan seçim kampanyası: 'Irkçılığa geçit vermemek hepimizin sorumluluğu'
Almanya Türk Toplumu Eşbaşkanı Gökay Sofuoğlu, “Aşırı sağ ve ırkçı zihniyetin parlamentoda temsil edilmesinin sonuçlarını Almanya geçmişte çok pahalıya ödedi" dedi.
ALMANYA - Almanya Türk Toplumu, Seçimlere katılım oranı genel ortalamanın çok altında olan Türkiye kökenli seçmenleri harekete geçirmek için kampanya başlattı. “Demokrasi için ben de varım” sloganıyla başlatılan kampanya ile faşist Almanya için Alternatif (AfD) partisinin güçlenmesinin engellenmesi amaçlanıyor.
Almanya Türk Toplumu, 23 Şubat'ta yapılacak seçimlerde, Türkiye kökenli seçmenlere sandığa gidip kendi görüşlerine uygun demokratik bir partiye oy verme çağrısı yaptı. Sosyal Demokrat Partili (SPD) Federal Başbakan ve SPD'nin Başbakan adayı Olaf Scholz da kampanyaya destek verdi. Kuzey Ren Vestfalya (NRW) Eyaleti Uyum Meclisleri Birliği de AfD'nin önüne geçmek için sandığa gitme çağrısında bulundu.
SOFUOĞLU: SEÇİM SONRASI OLUŞACAK OLASI KAOSTAN SANDIĞA GİTMEYENLER DE SORUMLU OLACAK
Almanya Türk Toplumu Eşbaşkanı Gökay Sofuoğlu, diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Almanya'da da aşırı sağ partilerin güçlenmesinin ciddi kaygılara yol açtığını söyledi. Bazı partilerin aşırı sağa karşı mücadele etmek yerine bunların söylemlerini üstlenerek, ırkçı zihniyetin toplumun merkezine gelmesine sebep olduklarını ifade etti. Bu büyük kaygı verici duruma karşı durmak için, “Demokrasi için ben de varım” kampanyasını başlattıklarını söyledi.

(soldan sağa) Macit Karaahmetoğlu, Olaf Scholz ve Gökay Sofuoğlu
Göç ve mülteci konusunun bir numaralı seçim konusu olduğunu hatırlatan Sofuoğlu, kampanyada 1,2 milyon dolayında Türkiye kökenli seçmeni oy vermeye gitmeye teşvik etmek istediklerini belirtti. Türkiye kökenli seçmenlerin geçmiş seçimlere katılım oranın sadece yüzde 20 dolayında olduğunu belirten Sofuoğlu, bu oranın genel ortalamanın çok altında olduğunu ifade etti.
Sofuoğlu, seçime katılım çağrısında şunları söyledi: “Seçime katılmak bir zorunluluk değil ancak seçim sonrası oluşacak olası siyasi kaostan seçime gitmeyenler birinci derecede sorumlu olacaklardır. Aşırı sağ ve ırkçı zihniyetin parlamentoda temsil edilmesinin sonuçlarını Almanya geçmişte çok pahalı ödedi. Buna yeniden geçit vermemek hepimizin sorumluluğundadır. Aşırı sağ ağırlıklı bir mecliste yeni hakların kazanılması mümkün olmayacağı gibi, geçen dönemde kazanılan çifte vatandaşlık gibi hakların da budanması tehlikesi ile karşı karşıya kalabiliriz. Bu nedenle Türkiye kökenli seçmenler 23 Şubat'ta mutlaka seçime gitmeli ve kendilerine yakın buldukları demokratik platformdaki partilerden birine oylarını vermelidirler.”
SCHOLZ: ÇİFTE VATANDAŞLIĞIN SORGULANMASI KAYGI VERİCİ
SPD federal milletvekili Macit Karaahmetoğlu'nun bir seçim etkinliğine katılan Federal Başbakan ve SPD'nin Başbakan adayı Olaf Scholz, Hıristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) ve AfD'nin çifte vatandaşlık hakkı sağlayan yasayı sorgulamalarının kaygı verici olduğunu söyledi. Scholz, çifte vatandaşlık yasasının Almanya'nın gerçeklerine uygun ve gerekli bir yasa olduğunu ifade etti. CDU'nun Başbakan adayı Friedrich Merz, iktidar olduklarını çifte vatandaşlık yasasını gözden geçireceklerini söylemişti.

KELTEK: OYUNUZU GÖÇMENLERİ KABUL VE TAKDİR EDENLERE VERİN
Almanya'nın nüfusça en büyük eyaleti Kuzey Ren Vestfalya'nın (NRW) Uyum Meclisleri Birliği Başkanı Tayfun Keltek de seçimlere katılma çağrısı yaptı. Almanya'da özgürlükçü demokratik siyaset ve toplum düzenin sorgulandığını, dolayısıyla tehlikede olduğunu söyledi. Keltek, siyasi tartışmaların odağında göçmenlerin olduğunu hatırlattı, “Bizimle konuşulmuyor, bizim hakkımızda konuşuluyor” dedi.
Türkiye kökenli göçmenlerden oylarını göçmenleri kabul ve takdir edenlere vermelerini isteyen Keltek, çağrısında şunları söyledi: “Oyunuzu, hukuk devleti, özgürlük, eşitlik, dayanışma ve fırsat eşitliğinden yana olan parti ve kişilere vermeye çağırıyorum. Oyunuzu, bu ülkeye aidiyetimizi sorgulayanlara vermeyin. Çifte vatandaşlığı sorgulayanlara vermeyin. Asimilasyon isteyenlere vermeyin. Sizi topluca Almanya'dan sürmek isteyenlere vermeyin.”
Keltek, AfD'ye oy verecek Türkiye kökenli seçmenlere yönelik olarak ise, “Bu celladına oy vermekten başka bir şey değildir” dedi.
SPD İLK SIRADA
Son yıllarda azalma eğiliminde olsa da SPD, Türkiye kökenli seçmenlerin tercihinde hala ilk sırada yer alıyor. Duisburg-Essen, Düsseldorf ve Bamberg üniversiteleri ortak araştırmada, Ruhr Bölgesi'nin Duisburg kentinde bin 500 Türkiye kökenli seçmenle 2021 Federal Meclis seçiminden sonra anket yapmıştı. Türkiye'nin farklı yerlerinden insanların yaşadığı Duisburg, temsili değeri yüksek olduğu seçilmiş olsa gerek. Ankete katılanlara 2021 Federal Meclis seçiminde hangi partiye oy verdikleri soruldu. Buna göre katılımcıların yüzde 39'u SPD'ye, 17'si CDU'ya, 15'i Yeşiller'e, 13'ü de Sol Parti'ye (Die Linke) oy verdiklerini bildirdi.