22 barodan Dünya Çevre Günü mesajı

22 baro, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’ne ilişkin ortak açıklama yaptı. Barolar, “Tüm canlıların içinde yaşadığı çevre ve iklim krizi, önümüzdeki süreçte daha da yoğun hissedilecek ve eko-sistem üzerinde büyük bir baskı yaratacaktır” uyarısında bulundular.

Abone ol

DUVAR- 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla 22 baro ortak açıklama yaptı. Adana Barosu, Ankara Barosu, Antalya Barosu, Aydın Barosu, Artvin Barosu, Burdur Barosu, Bursa Barosu, Denizli Barosu, Diyarbakır Barosu, Düzce Barosu, Hatay Barosu, İzmir Barosu, Muğla Barosu, Mersin Barosu, Ordu Barosu, Kırklareli Barosu, Kocaeli Barosu, Sakarya Barosu, Siirt Barosu, Trabzon Barosu, Tunceli Barosu ve Yalova Barosu, “Ülkemiz, giderek büyüyen çevre ve iklim sorunlarıyla karşı karşıyadır. Sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının sürekli ihlal edildiği günümüzde, sivil toplum kuruluşlarına ve meslek örgütlerine daha çok iş düşmektedir” denildi.

Anayasası’nın 17. ve 56. maddelerini hatırlatan barolar, “herkese maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı yanında, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını da tanımış, ayrıca her yurttaşa ve devlete çevreyi koruma ödevini de yüklemiştir” diyerek şu ifadelere yer verildi:

“Türkiye’nin taraf olduğu ve Anayasanın 90. maddesine göre üst hukuk normu niteliğinde olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 2. Maddesi, yaşam hakkını mutlak ve vazgeçilmez temel insan haklarının başında saymaktadır. Yaşam hakkı, diğer temel hak ve özgürlüklere sahip olmanın ön koşulu olup bu da çevre hakkının sağlanması ile mümkündür. Bu anlamda çevre hakkı ile yaşam hakkı anlamlı bir bütünlük oluşturur.

Toplum yararını yok sayan yatırımlar, tarihi, kültürel ve doğal varlıklarımızın insan eliyle yok edilmesi, sürdürülebilir yaşamı tehdit etmektedir. Dünyada ve özellikle ülkemizde, temiz su kaynakları kirlenmekte, verimli tarım toprakları ve orman varlıklarımız azalmaktadır. Tüm canlıların içinde yaşadığı çevre ve iklim krizi, önümüzdeki süreçte daha da yoğun hissedilecek ve eko-sistem üzerinde büyük bir baskı yaratacaktır.

Çevre ve kentleşme politikalarımızı yeniden gözden geçirmeli, ekolojik, yenilenebilir ve verimli enerjiyi öne alan bir anlayışla, toprağımızı, havamızı ve suyumuzu daha iyi korumalıyız. Yoksa  içine girdiğimiz küresel iklim krizinden başarıyla çıkacağımız söylenemez.

Bu nedenlerle, daha önce İzmir ve Antalya’da çevre ve kent hukuku çalıştaylarında bir araya gelmiş Barolar, Dünya Çevre Günü’nde anılan tehlikelere dikkat çekmeyi bir görev bilmektedir.” (HABER MERKEZİ)