Dervişoğlu: Sorumluluğunu yerine getirmeyenlerin istifasını isteyebilirim

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, gazetecilerin gündeme ve partisine ilişkin sorularını yanıtladı.

Abone ol

AFYON - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin hafta sonu Afyon'da düzenlediği değerlendirme kampında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Dervişoğlu, partisindeki istifalarla ilgili yaptığı değerlendirmede kendisinin genel başkan olmasından sonra 4 milletvekilinin istifa ettiğini belirterek, "Ondan önceki istifaların sebepleri de kamuoyunda uzun uzun paylaşıldı. Benim dönemime denk gelen istifalar dikkat ederseniz çok fazla tartışılmadı. Bir de bir kısım istifalara baktığımızda o milletvekili arkadaşlarımızın konumları da tartışıldı. Şimdi 'niye gittiler' diye tartıştığınız konuyu seçimden önce de 'nereden çıktılar' diye tartışıyordunuz. Ben iki tartışmanın içine de girmedim. Bunlar siyasette olur. Yenileri de olabilir. Sorumluluğunun icaplarını yerine getiremeyen ya da sorumluluğunu taşımayan bir kısım insanın istifasını şahsen ben de talep edebilirim" ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu'nun sorulara yanıtları şöyle:

'HER ŞEY GÜLLÜK GÜLİSTANLIK DEĞİL, HERKES ELEŞTİRİSİNİ YAPTI'

İki gün süren bir değerlendirme kampı yaptınız ve kampın açılış konuşmasında bir özeleştiri toplantısı olacağını ifade ettiniz. Ne gibi eleştiri ve özeleştiriler açığa çıktı?

Herkes kendini, yanlışlıklarını eleştirdi. Kimi insan tecrübesizliğinden kaynaklı hatalarını konuştu. Önemli olan rahat bir ortamda bunların telaffuz edilmesini temin edebilmek, konuşulabilmesini sağlamak. Konuşmak hür olduğunuza, hürriyetinize delalettir. Hürriyetin olduğu yerde demokrasi olur. Demokrasinin olduğu yerde de huzur, barış, kardeşlik olur.

'İSTİFA KONULARINDA 'ETME, EYLEME' DEMEM KİMSEYE'

Şahsımla ilgili eleştiriler de söz konusu oldu. Ben bazı olaylarda fazla gelenekçi olduğum için müdahil olmam. Yani özellikle bu istifa vesaire konularında 'etme, eyleme' demem kimseye. Geldiğim gelenek buna müsait değil. Çünkü ben siyasette küs barıştırarak küslüğün biteceğine inanmıyorum. Bir hoşgörü iklimi yaratacaksınız ki bunu önleyebilesiniz. Siyasi partilerin genel başkanlarının yapması icap eden şey insanların birbirine küsmesine vesile olabilecek ortamı doğru bir hale getirmektir.

'ÇOK FAZLA SORUNUMUZ OLMADIĞINI MÜŞAHADE ETTİM'

Bu görüşmelerde çok fazla sorunumuzun olmadığını da müşahede ettim. Dışarıdan bakıldığında İYİ Parti'nin içinde sürekli tartışma varmış gibi bir algı var. 'İYİ Parti'de sular durulmuyor' yazılıyor hep . Siz burada fırtına gördünüz mü? Gayet iyi durum. Tabii başka bir takım hesapları, idealleri olan insanlar olabilir. Bu da siyasetin doğasında olan bir şey.

'İSTİFALAR BİZİ ETKİLEMEDİ, ENDİŞEYE MAHAL YOK'

İstifaların bizi etkilemediğini konuştuk. Genel bir değerlendirme yaptığımızda bu istifalardan partinin geleceğine dair bir endişeye mahal olmadığı durumunu tespit ettik. Bir de yeni bir kadro olmamız münasebetiyle bir iletişimsizlik olduğundan bahisle o eksikliğin ikbal edilmesine yönelik tedbirleri konuştuk.

'TARTIŞMALARIN İÇİNDE BOĞULMAYA ÇALIŞILIYORUZ'

Partililerinizin genel başkan olarak sizden beklentileri neler, buna ilişkin bir değerlendirme yapıldı mı?

Benim sürekli sahada olmamın faydalı olduğunu söylediler. Küçük meselelerle zaman kaybetmememizin icap ettiğini ifade ettiler. Türkiye Büyük Millet Meclisi tatile girdiği andan itibaren milletvekillerimiz seçim çevrelerinde hem istirahat edecek hem çalışacaklar. Ondan sonra da Anadolu yollarına düşecekler.

Şahsıma yönelik 'şunu da şöyle yaptın' diyebilecekleri bir şey yok çünkü ben daha iki aylık genel başkanım. Ve geldiğimiz günden beri sürekli çok önemli şeyler varmış gibi tartışmaların içinde boğulmaya zorlanıyoruz. Ben de azami ölçüde ondan kaçtım.

İYİ Parti kurulduğu günden beri zaten bu saldırılarla uğraşıyor. Bir kısım medyaya kendimizi beğendiremedik. En başından beri bir takım insanlar farklı değerlendirmeleri yapıyorlar. Onlara da saygı gösteriyoruz. Ama onların yaratmak istediği bataklığa düşmek istemiyoruz.

'SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRMEYENLERİN İSTİFASINI ŞAHSEN İSTEYEBİLİRİM'

İstifaların partiyi etkilemediğini ifade ettiniz. Bazı isimler istifa ettiği için partide bir rahatlık mı oluşuyor?

Benim genel başkan olmamdan sonra 4 milletvekili istifa etti. Ondan önceki istifaların sebepleri de kamuoyunda uzun uzun paylaşıldı. Benim dönemime denk gelen istifalar dikkat ederseniz çok fazla tartışılmadı.

Bir de bir kısım istifalara baktığımızda o milletvekili arkadaşlarımızın konumları da tartışıldı. Şimdi 'niye gittiler' diye tartıştığınız konuyu seçimden önce de 'nereden çıktılar' diye tartışıyordunuz. Ben iki tartışmanın içine de girmedim. Bunlar siyasette olur.

Yenileri de olabilir. Sorumluluğunun icaplarını yerine getiremeyen ya da sorumluluğunu taşımayan bir kısım insanın istifasını şahsen ben de talep edebilirim.

Kimi kast ettiniz?

Sorumluluklarının icaplarını yerine getirmeyen ve o sorumluluğu taşımayan insanlar çıkarsa bunların sıfatları ne olursa olsun onlardan ben de istifalarını isteyebilirim, onlara fırsat bırakmadan. Bunlar normal şeyler. Diğer partilerde de oluyor. Tayyip Erdoğan sabahtan akşama kadar bakanların affını istiyor. Ama hiçbiriniz soramıyorsunuz 'kim efendim?' diye.

'ARKADAŞLARIMIN AKBURAK'LA GÖRÜŞMESİNİ SAĞLAYACAĞIM'

İstanbul Milletvekiliniz Burak Akburak kampa katılmadı, mazeret bildirdi mi?

Sayın Burak Akburak herhangi bir mazeret beyanında bulunmadı bu kampa katılmamak noktasında. Ayrıca kendisini izliyorum, grup toplantılarına da katılmıyor. Dolayısıyla arkadaşlarımı görevlendirip kendileriyle görüşmelerini sağlayacağım.

İstifaların partiye zarar vermediğine dair tespitiniz bir veriye mi dayanıyor, üye istifalarıyla ilgili durum ne?

Sayısal veriye dayanıyor. Rutin istifaları aşabilecek ve rahatsızlık yaratabilecek bir istifa dalgası oluşmadı. 2023 seçimlerinde 3-6 Mart sürecinde çok yoğun istifa oldu. Ama bu istifalara bağlı olarak bir dalga oluşmadı. Binler, 10 binler, 100 binler bekleyenler vardı, bu olmadı.

'KORAY BEY'İN İSTİFASINA ÜZÜLDÜM'

Tüm istifa edenler arasında Koray Aydın'ı farklı bir yere koyar mısınız? Koray Bey'i aradınız mı?

Hayır aramadım. Koray Bey'in istifasını diğer istifalardan ayırırız. Koray Bey Parti'nin kurucusu. 200 kurucudan biri. Ayrıca kurucu teşkilat başkanı. Türk siyasetinde önemli yeri olan, yüksek görevlerde bulunmuş bir siyasi şahsiyet. Dolayısıyla onun istifasına 'üzülmedim' dersem yalan olur.

Biz öyle şeyler yaşadık ki bu küçük meselelere bakarak duygusal davranamayız. Bazı unutmamamız gereken dönemler geçirdik. O dönemin doğru anlaşılması ve o dönemin hatırına bir takım işler yaparken özen gösterilmesi kanaatini taşıyorum. Onun için Koray Bey'in istifasına üzülmediğimi söylemem.

'HİÇ TER AKITMADAN MİLLETVEKİLİ OLANLAR, ONLAR İÇİN EMEK HARCAYANLARIN HAKLARINA SAYGI GÖSTERMEDİ'

Tabii bütün istifalara insan üzülür. Neticede partinizden istifa ediyorlar ve sizin kendinizi sorgulamanıza sebep oluyorlar. 'Ben neden bu hatayı yaptım' diyorsunuz. Bizim genç iki arkadaşımız istifa etti. Ben neden istifa ettiklerini anlayamadım. 'Hizmet etme imkanının kalmadığına inandım' diyor.

Siyasette milletvekili olmak için kimlerin hangi çabayı sarf ettiğini benden iyi sizler biliyorsunuz. Bu arkadaşlar da bir kalemin ucuyla hiçbir çaba sarf etmeden, hiç ter akıtmadan, emek sarf etmeden milletvekili olmuşlar. Önemli görevlere gelmişler. Kendisine oy veren ve peşi sıra koşup onu milletvekili yaptırmak için emek sarf eden arkadaşların haklarına ve hukuklarına saygı göstermemişler. Bunu makul karşılayabilmek mümkün değil. Ben arkalarından en küçük laf etmemeye çaba sarf ederken bazı arkadaşlar istifa ederken koca koca laflar ediyorlar. Bir kişiyi milletvekili yapmak için binlerce kişi sokakta çaba sarf ediyor. İnsan giderken onların emeğine saygı gösterir.

'İSTİFA EDEN BAZI ARKADAŞLARIN BABALARINI ARAYABİLİRDİM'

Bir kısım istifa eden arkadaşların da ailesini arayarak istifalarını engelleyebilirdim. Babalarının hatırına istifa etmekten vazgeçiyorsa ona o sıfat yakışmıyor demektir. Hiç olmazsa milletvekili olmaya devam etsin. Babasının vesayetinden çıkarayım istedim. Yoksa babasını arayıp halledebilirdim ama adam kalsın istedim.

ÖZGÜR BEY ERDOĞAN'LA GÖRÜŞTÜ, KİMSE ÇIKIP 'SARAY'A YATTI' DEDİ Mİ?

Koray Aydın'ın istifa metninde Kurucu Genel Başkan Meral Akşener'in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesine ilişkin açıklama yapılmasına dair bir beklentisi vardı. Söz konusu görüşmeye dair neden bir açıklama yapılmadı?

O konulara hiç girmiyorum. Ben kim ne istiyor, hangi tartışmayı yaratacak ya da böyle bir temennisi var diye o değirmene su taşımak zorunda değilim. 'Kamuoyu da merak ediyor' diye sorabilirsiniz. Özgür Bey iki defa görüştü Tayyip Erdoğan'la. Ne konuştuklarına dair bir merak oluştu mu toplumda? Hiç kimse Özgür Bey'e 'Saray'a yattı' dedi mi?

'ERDOĞAN-AKŞENER NE KONUŞTU MERAK ETMİYORUM, BENİ İLGİLENDİREN O FOTOĞRAF KARESİ'

Ama orada görüşme içeriğiyle ilgili açıklamalar oldu.

Ben bu konunun içine girmek istemiyorum. Beni ilgilendiren oradaki fotoğraf karesidir. Ne konuşulduğunu zerre-i miskal merak etmiyorum. Beni ilgilendiren o fotoğraf karesidir. Bütün tartışmalar da o fotoğraf karesinden kaynaklı. Ona da ben bir şey diyemem. Muhataplarına sormak lazım. Bu konuda bir açıklama yapma ihtiyacım yok. Kim ne yapıyor acaba diye merak etmek gibi bir durumum da yok.

'İYİ PARTİ'NİN GENEL BAŞKANI BENİM, MESELE BU KADAR BASİT'

İYİ Parti'nin genel başkanı benim. İYİ Parti'nin ne yapacağına ben karar veririm. Mesele bu kadar basit.

'İYİ PARTİ'NİN BİR İVME KAZANDIĞINI GÖSTEREN SONUÇLAR VAR'

İYİ Parti ismi Meral Akşener ile çok özdeşleşti. Sizin tanınırlığınıza ilişkin kamuoyu araştırmaları, tanınırlığı artırmak için çalışmalar var mı?

SONAR, Metropol, KONDA, AREA, Panorama’nın araştırmaları var. Panorama hariç tümünde İYİ Parti'nin bir ivme kazandığını gösteren sonuçlar var.

Benim tanınmışlık oranım çok yüksek değil. Ama siyasette tanınmamış olmak dezavantaj da değil. Yani tanınmamış olmamıza rağmen bir yükselme trendi varsa zaman içinde tanınmışlık oranımız artar, biz de kendimizi doğru tanıtmaya muvaffak olabilirsek o zaman bambaşka bir tablonun ortaya çıkacağı kanaatini taşıyorum. Öyle bir kaygım yok.

'MUHALEFETE MUHALEFET ETMEK GİBİ BİR ALIŞKANLIĞIMIZ YOK'

Sizin ifadenizle partiniz travmatik dönemlerden geçti. Bu travmaları atlatmak için nasıl bir yol haritanız olacak, ana muhalefet partisi ve iktidarla nasıl bir ilişki biçimi geliştireceksiniz?

Bundan sonra bir travma beklemiyorum. Bütün siyasi partilerle görüşüyoruz. Muhalefete muhalefet etmek gibi bir alışkanlığımız yok. Biz Türkiye'nin doğrularını konuşuyoruz. Doğru işler yapıldığı zaman o doğruların yanında oluyoruz. Yanlış işlerin de karşısında oluyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde grubu bulan bir siyasi partiyiz biz. Meclis çalışmaları kapsamında bütün siyasi partilerle olması gereken diyalogları sürdürüyoruz. Ne iktidar partisiyle ne de ana muhalefet partisiyle ne de diğer muhalefet partileriyle olan münasebetlerimizde herhangi bir değişiklik olacağı kanaatinde değilim.

'KURULUŞ AYARLARI DOĞRULTUSUNDA İLERLEYEN BİR İYİ PARTİ GÖRECEKSİNİZ'

Bundan sonra nasıl bir İYİ Parti göreceğiz?

Sahada bir İYİ Parti göreceksiniz, iktidara talip bir İYİ Parti göreceksiniz. Kuruluş ayarları doğrultusunda ilerleyen bir İYİ Parti göreceksiniz. Geride bıraktığımız dönemde oluşmuş zaaf alanlarını telafi etmiş bir İYİ Parti göreceksiniz. Milletle buluşmuş bir İYİ Parti göreceksiniz. Millete konuşacağız biz. Bugün kendi aramızda konuştuk. Yarın milletle konuşacağız. Sonra milletten gelen yansımalara bakarak da yürüyen planlar üzerinde stratejimizi revize ede ede götüreceğiz. Haksızlığın karşısında haklının hakkını arayan ve ülkenin menfaatleri üzerine hareket eden bir İYİ Parti göreceksiniz.

'İKTİDARIN BU KAFAYI DEĞİŞTİRMESİ LAZIM'

Toplumsal sorunlara dokunan etkinlikleriniz, programlarınız olacak mı?

Kurulduğumuz günden beri dezavantajlı grupların hakkını ve hukukunu savunan bir siyasi parti olma özelliğimizle temayüz ettik. Dün burada, Afyon'da sokaktaydık. Emekliler feryat ediyor. Bir derneği ziyaret ettik, gaziler ve şehit yakınları feryat ediyor. Bir dükkana girsek esnaf feryat ediyor. Bir kafeteryaya gitsek gençler feryat ediyor. Bu ülkede mutlu olan bir tek kesim var o da bankalar. Onun dışında mutlu olan kimse yok. Üreticilerin sürekli zarar ettiği, bankaların da devamlı yüksek kar ettiği bir ülke konumuna gelmiş. Sanayici muzdarip. Çiftçiler muzdarip. Türkiye çok kötü durumda. Türkiye'yi bu kötü durumdan çıkarıp yarının aydınlık ufuklarıyla buluşturabilmek için de Türkiye'nin kafayı değiştirmesi lazım. İktidarın da bu kafayı değiştirmesi lazım.

'ERKEN SEÇİM TARTIŞMALARINI SPEKÜLATİF BULUYORUM'

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, geçtiğimiz haftalarda erken seçime dair değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'de erken seçim ihtiyacı olduğunu düşünüyor musunuz?

Türkiye bir yıl içinde üç tane seçim yaptı. Sahada gezip dolaşırken de görüyoruz vatandaşı; bir bıkkınlık hali var. Ama demokrasilerde sorunların çözümünün temininin yolu elbette ki vatandaşın önüne sandığın koyulmasıdır. Ama ben böyle bir süreçte bu tartışmaları spekülatif buluyorum. Zaten bugün konuşuyorlar 2 buçuk yıl sonra yapılmasını öngörüyorlar. Erken seçim istediğinizde onu hemen gündeme getirmek lazım. O gelişmeleri biraz vadeye kesilmiş çek ya da uzun vadeli senetler gibi görüyorum. İhtiyaç varsa yapılabilir.

ESAD'LA GÖRÜŞME: ‘ŞAHSİ İLİŞKİLERE DAYALI GÖRÜŞMELERLE ÇÖZÜMLENEBİLECEK BİR SORUNLA KARŞI KARŞIYA DEĞİLİZ'

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'la görüşme yapılmasına dair girişimler, açıklamalar var. Bu konuda partinizin görüşü nedir?

İYİ Parti, başka siyasi partilerde olmayan bir 'Göç Doktrini' hazırlığı yaptı. Türkiye'nin sığınmacı belasından kurtulması ve kurtarılması lazım. Sayın Cumhurbaşkanı'nın Esad'la görüşmeyi arzulamasının geç kalınmış bir durum olduğunu söylüyorum. Bunu ilk öneren de İYİ Parti'dir. Bu problemlerin çözülmesi noktasında Suriye hükümetiyle ilişki kurulması gerektiğini ifade ettik defalarca. Ama şimdi gündeme geldi, getirildi. Bu olumsuzluklar yaşanırken o bölgede olup bitenlerin ne olduğuna da bakmak lazım dikkatlice. Artık sıradan ve şahsi ilişkilere dayalı görüşmelerle çözümlenebilecek bir sorunla karşı karşıya değiliz. Daha büyük bir sorunla karşı karşıyayız.

Ayrıca Türkiye'de yaşayan çok sayıda sığınmacı var. Bunlar Türkiye'nin demografik yapısını da olumsuz yönde etkiliyor. Bununla ilgili bir süreç planımız da var bizim. Üç yıllık bir zaman dilimi içerisinde Türkiye'nin sığınmacı belasından kurtulmasına vesile olabilecek adımları atmak mümkün.

'SİNAN ATEŞ'İN KATLİ BİR SİYASİ HAREKET İÇİN UTANÇTIR'

Sinan Ateş Davası'nı yakından takip ediyorsunuz. Bu dava sizce MHP'ye uzanır mı?

Cevabım yok. Mahkeme sürecini takip ediyoruz.

Sinan Ateş'in nasıl katledildiğini, gencecik, yaşında, o çocuklarının o hale nasıl düşürüldüğünü, babasının acıdan acıya dayanamayıp vefat ettiğini herkes biliyor. Herkesin gözünün önünde cereyan etmiş bir şey bu. 'Bu memlekette adalet varsa adalet olacak, yoksa kıyamet' diyoruz. Daha ne diyelim. Ama iki tane adamın ucunu oraya dayarsak, güzel haberler çıkarabiliriz. Ne Sinan'ın ruhu şad olur ne anasının gözyaşı durur. Hiçbir şey olmaz.

Kim ne yaparsa yapsın o gerçeklerin ortaya çıkmasını engelleyemeyecek. Ama bunu doğru yönetemezsek o camia açısından, 'bizim içimizde olan bir olay başkalarının istifade etmeye çalıştığı bir olaya dönüştü' deyip bütün işin ters dönmesine sebep olunabilir. Dikkat etmek lazım ona. Bizim oraya adalet penceresinden baktığımızı bilmez. Çünkü 'hem bu bir siyasi dava değildir 'diyor hem hep siyaseti atıfta buluyor. Sinan Ateş'in katli alçaklıktır, utançtır yani. Bir siyasi hareket için utançtır, utanç. Bu ülke için de utançtır.

Yerel seçimlerde 'Hür ve müstakil olarak seçimlere girme' kararı aldınız. Hür ve müstakil olma iddianız devam edecek mi? Yoksa İYİ Parti'nin yeni bir mottosu mu olacak?

Gerekirse yeni bir rota çizeceğimizi söyledim. 4-5 sene sonra ne olacak? Bir gün sonra ne olacağını bilmiyor insanlar.

Herkes tek adamlığa alışmış. Partilerin genel başkanları ne derse o olacakmış gibi. Bizim başkanlık divanımız var, genel idare kurulumuz var, il başkanlarımız var, parlamento grubumuz var, bir de hepsinin üzerinde kurultayımız var. Bu doğrudan doğruya bir kişinin iki dudağının arasından çıkacak lafa bağlı bir iş değil. Biz en küçük meseleleri bile çok kapsamlı bir biçimde tartışıyoruz.

Geride kalan dönemde partinizin yaşadığı sıkıntılara seçmeninizin nasıl baktığına, bu sıkıntıların partinizi nasıl etkilediğine, seçmenin İYİ Parti'ye bakışına dair bir araştırma ya da çalışma yaptınız mı?

Dört ayrı kamuoyu araştırma şirketine bunun analizini yaptırdık. Kendi seçmen kitlemizin durumunu tespit açısından. Bu verileri zamanı gelince paylaşacağız.