Kürt dünyasında geçen hafta: İhraç edilemeyen petrol maaşları vuruyor

IKB’de petrol ihracatındaki aksamalar maaş ödemelerinin gecikmesine neden oldu. İran’da 31 Kürt kaçırıldı ya da gözaltına alındı. Şengal’de gündem cami baskını…

Abone ol

DUVAR - Irak Kürdistan Bölgesi'nde geçen hafta çıkan haberlerde, Kürdistan Demokrat Partisi ve Kürdistan Yurtseverler Birliği arasında devam eden çekişme, Kürdistan Adalet Toplumu'nun hükümetten çekilmesi, Türkiye'ye petrol ihracatının durması nedeniyle Nisan ayı maaşlarının ödenememesi ve Şengal'de bir camiye yönelik yapıldığı iddia edilen saldırı öne çıktı.

İran'da ise Kürtlere yönelik nisan ayındaki insan hakları ihlalleri hakkında bir rapor yayınlandı.

PETROL İHRACATI DURDU MAAŞLAR ÖDENMEDİ

Irak Kürdistan Bölgesi (IKB) Hükümeti Maliye ve Ekonomi Bakanı Awat Şeyh Cenab, 30 Nisan'da katıldığı Rudaw yayınında yaptığı açıklamada, Erbil ve Bağdat arasında imzalanan petrolün nasıl satılacağına ilişkin anlaşmanın yürürlüğe girmemesi durumunda Kürt yönetiminin petrol boru hattı yerine B planı olarak maliyeti yüksek olsa da Türkiye üzerinden “tanker” ile ihracat yapabileceğini söyledi. 

Kürdistan'daki memur maaşlarının ödenmesi için de her ay yaklaşık 600 milyon dolara ihtiyaç duyulduğunu belirten Cenab, bu bütçenin 540 milyon dolarının petrol ihracatından elde edildiğini ancak Türkiye'ye ihracatın durması nedeniyle Nisan ayı maaşının henüz ödenemediğini ifade etti.

Erbil ve Bağdat, 6 Nisan'da Kerkük'teki kuyular dahil olmak üzere Kürdistan Bölgesi'ndeki petrolün Türkiye üzerinden boru hattı ile nasıl ihraç edileceği konusunda bir anlaşmaya varmıştı. 

Ancak bu anlaşmaya rağmen Kürt yetkililerin açıklamalarına göre henüz petrol ihracatı başlayamadı.

KYB ERBİL’E DÖNMEYİ REDDEDİYOR 

Mesut Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile Ekim 2022'den bu yana yaşanan ihtilaflardan dolayı hükümeti boykot edip bakanlar kurulu toplantısına katılmayan Süleymaniye merkezli Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) yetkilileri "Erbil'e dönmeyi" yeniden reddetti.

IKB Hükümeti Başbakanı Mesrur Barzani, 26 Nisan'da KYB'li Başbakan Kubat Talabani'nin hükümete geri dönmesi için 3 bakandan oluşan bir heyeti Süleymaniye'ye gönderdi. Hükümetin resmi internet sitesinden yapılan açıklamada da, Talabani'ye “üzerine düşen sorumluluğu yerine getirme çağrısı” yapıldı. 

Kubat Talabani'nin Sözcüsü Semir Hawrami ise KYB'nin resmi internet sitesi PUK Media'ya 26 Nisan'da verdiği bir demeçte, KYB'nin hükümete geri çağrılmasından önce Süleymaniye'de memur maaşları ve bütçe sorunlarının çözülmesi gerektiğini, bunun ardından hükümete dönüşün ele alınabileceğini belirterek, KDP-KYB görüşmelerinin başarılı olmadığını ifade etti. 

Öte yandan Hükümet Sözcüsü Cotyar Adil, 27 Nisan'da yayınladığı yazılı açıklamada, Süleymaniye'de KYB'nin iddia ettiğinin aksine hükümetten kaynaklı bir bütçe açığının olmadığını, idarede bir sorunun olduğunu ve oradaki halkın da bu yanlış politikaların bedelini ödediğini belirterek KYB'ye yüklendi.

KYB'DEN SONRA BİR PARTİ DAHA YÖNETİMDEN ÇEKİLDİ

IKB'deki Ali Bapir liderliğindeki muhafazakar "Kürdistan Adalet Toplumu" 1 Mayıs'ta yayınladığı yazılı açıklamada, Kürdistan'da seçimlerin ertelenmesi ihtimali ve Süleymaniye Valilik görev süresinin dolması nedeniyle hem hükümet hem de Süleymaniye'deki yerel idaredeki tüm temsilcilerini çekme kararı aldığını açıkladı.

Parti Sözcüsü Muhammed Hekim 2 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, çekilme kararının Kürdistan hükümetine baskı uygulayarak 18 Kasım 2023'teki seçimlerin ertelenmesi ihtimalinin önüne geçmek için alındığını söyledi.

KYB SEÇİMLERE GİRMEYEBİLİR

KYB Sözcüsü Stran Abdullah da 1 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, Kürdistan Meclisi'nde KDP'nin etkili olduğu Erbil-Duhok'ta Türkmen, Ezidi ve Hıristiyanlar için ayrılan 11 azınlık vekili kotası sorunu çözülmeden seçimlere katılmayacaklarını belirtti.

Abdullah, düzenlediği basın toplantısında yaptığı açıklamada, KDP'ye karşı seçimlere 11-0 başlamak istemediklerini, şu ana kadar kota KDP'nin lehine çalıştığı için üzerinde herhangi bir pazarlığa da yanaşmadığını savundu. 

Öte yandan KDP Merkezi Komite Üyesi Ali Avni, 2 Mayıs'ta Basnews'e KYB'nin seçim şartına ilişkin yaptığı değerlendirmede, KYB'nin seçimleri kaybetme korkusu içerisinde olduğunu ve Kürdistan Bölgesi'nde 4'üncü parti konumuna gerileyebileceğini ileri sürdü.

Peyam TV'nin 2 Mayıs'ta geçtiği habere göre, azınlık kotası tartışmasına ilişkin olarak Kürdistan Adalet Toplumu Irak Milletvekili Soran Ömer de Irak Federal Mahkemesi'ne bir dilekçe sunup, kotanın kaldırılması talebinde bulundu. 

ŞENGAL’DE CAMİYE SALDIRI TARTIŞMASI

Süleymaniye merkezli Xendan haber sitesinin 27 Nisan'da geçtiği habere göre 25 Arap ve Sünni aile, uzun bir aradan sonra yeniden Ezidilerin yoğun olarak yaşadığı Şengal'e geri döndü. Arapların bölgeye dönüşüne tepki gösteren bir grubun eylem düzenleyip ardından Er-Rahman Camisi'ne saldırı düzenlediği iddia edildi. 

Selahaddin Bahaddin liderliğinde ve Müslüman Kardeşler’e yakınlığı ile bilinen Kürdistan İslami Toplum Partisi (Yekgirtu) ve "Kürdistan Adalet Toplumu" tarafından yapılan açıklamalarda olay kınanarak “camiye saldırının kötü bir başlangıç olduğu” belirtildi. 

IKB'deki İslami partilerin Ezidileri suçlayan açıklamalarının ardından IKB Din ve Evkaf Bakanlığı bünyesindeki Ezidi İşlerinden Sorumlu Müdürlük'ten 29 Nisan'da yapılan açıklamada da saldırı kınandı.

Açıklamada, "Herhangi bir dine yönelik hakareti ve her türlü saldırıyı şiddetle kınayıp lanetliyoruz" denildi. 

Ezidiler tarafından yapılan açıklamada camiye yönelik bir saldırı olmadığı belirtildi. Ezidiler “IŞİD saldırıları sırasında camilerin kapılarının kendilerine açık olduğunu” belirterek bu iddiaları reddetti. Rudaw’a konuşan Dünya ve Kürdistan Ezidileri Miri Mir Hazım Tahsin Beg, “Camiye saldırı iddiaları tamamen yalandır. Ezidilerin ahlakında camilere saldırmak yoktur. IŞİD saldırıları sırasında da camiler Ezidilere kapılarını açmıştır. Şengal’deki askeri yetkililer de bu tür iddiaların asılsız olduğunu açıklamıştır” dedi.

Kürdistan Bölgesi Diyanet ve Vakıflar Bakanlığı’dan Ezidi İşleri Danışmanı Hayri Bozani de “camiye saldırı” iddialarının doğru olmadığını belirterek, “Gösteri IŞİD’e yardım ve yataklık eden Arapların ilçeye geri getirilmesine karşı yapılmış, olaylar caminin yakınında cereyan etmiştir. Hiçbir şekilde camiye yönelik bir saldırı söz konusu değildir” diye konuştu.

Bozani, ne geçmişte ne de bugün Ezidilerin cami ve ibadethanelere yönelik planlı bir eyleminin olmadığını ve olmayacağını söyledi.

Ezidiler, IŞİD'le işbirliği yaptıklarını belirttikleri Arapların ilçeye geri getirilmesini istemiyor. Bu amaçla düzenlenen gösterilerde Irak ordusuna Arapların ilçeye alınmaması çağrısında da bulunuldu. Ezidiler ayrıca Irak hükümetinden kamplarda kalan Ezidilerin geri getirilmesini istedi.

Haziran 2014’te Musul’u kontrol eden IŞİD, 3 Ağustos 2014’te Şengal’e saldırdı. Saldırılar nedeniyle 360 bin Ezidi Kürt evlerini terk edip kaçmak zorunda kaldı. 5 bin Ezidi Kürt katledildi, binlercesi de alıkonuldu.

İRAN’DA 31 KÜRT KAÇIRILDI YA DA GÖZALTINA ALINDI

Almanya merkezli olarak daha çok İran'da Kürtlere yönelik insan hakları ihlallerini takip eden Hengaw'ın 1 Mayıs'ta yayınladığı rapora göre Nisan'da, İran'ın farklı Kürt bölgelerindeki faaliyetleri nedeniyle 31 hak savunucusu kaçırıldı veya gözaltına alındı. 

Raporda, "22 kişi, Kürdistan partileriyle iltisak ve siyasi faaliyet, 2 kişi mezhebi çalışmalar ve 1 kişi de sivil faaliyetler nedeniyle İranlı güvenlik güçlerine kaçırıldı veya gözaltına alındı. Yine 2 kadın aktivist, 18 yaşından küçük bir genç, 2 öğretmen ve 2 doktor kaçırıldı" denildi.