25 Şubat Cuma günü 5’i yerli 10 film vizyona girdi. Vizyona
giren yerli filmler arasında yer alan Fatih Özcan’ın yönettiği
"Mavzer", insanın kendisiyle ve doğayla mücadelesine dair oldukça
başarılı bir örnek. İlk gösterimini Saraybosna Film Festivali’nde
yapan "Mavzer", Adana Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Görüntü
Yönetmenliği Ödülü’nü almıştı.
'KURT İNİNDE VURULMAZ'
Fatih Özcan ilk yönetmenliğinde Orta Anadolu'da bir dağ köyünde
yaşayan, hayvancılıkla geçinen geniş aileye odaklanıyor. Ailenin
büyük oğlu Veysi, oğlu Mustafa’yla birlikte büyük koyun sürülerini
otlatırlarken kurt saldırısına uğrarlar. Koyunların büyük kısmı
telef olur. Kurt saldırısını defedememeyi elindeki tüfeğin
yetersizliğine yoran Veysi, sürekli hayalini kurduğu üstün bir
tüfek olan mavzeri edinmenin yollarına bakmaya başlar. Kasabadaki
silah satıcısına gidip mavzeri almak istediğinde satıcı, elindeki
silahla bir kurt vurursa mavzeri ona vereceğini söyler. Veysi bu
iddiayı kabul edip dağlara uzandığında bir kurttan fazlasını vurur
ancak en önemli kuralı ihlal etmiştir: "Kurt ininde vurulmaz".
Artık hırsına yenilerek elde ettiği bir mavzeri vardır ama köyüne
döndüğünde cenazesine yetişemediği babası yoktur. Üstelik kardeşi
de miras derdiyle ona düşman olmuştur. Dağlardaki düşmanıysa
dişisini ve yavrusunu kaybeden erkek kurttur.
İKİLİ BİR ÇATIŞMA: HEM İNSAN HEM DOĞAYLA MÜCADELE
"Mavzer"de ikili bir çatışma örgüsü kurulmuş. Dişi kurdu ve
yavru kurdu doğanın yazılmamış kuralını ihlal ederek ininde öldüren
Veysi, artık alfa kurdun düşmanıdır. Doğa ve insan çatışması kurt
ve insan üzerinden film boyuncu gerginliğini korur. Veysi ve
kardeşinin çatışması ise Habil ve Kabil rekabetine belirgin bir
göndermedir. Buradaki çatışma da insanın nefsiyle girdiği
çatışmadır. Veysi’nin kendisini üstün görmesi, kardeşinin hem
ailede hem de eşinin gözünde başarısız ve hakir görülmesi miras
paylaşımında bir katarsis gibi gün yüzüne çıkar. Kardeşi payına
razı gelmez, artık yok sayıldığı bu dünyada pay sahibi olmak
istiyordur. Veysi, hem kardeşinin yok sayılan gurunun şiddetiyle
uğraşacaktır hem de kendi hırsının kurbanı olup yok ettiği
ailesinin intikamını almak isteyen kurtla.
BAŞARILI OYUNCULUKLAR
Yerli filmlerde sıkça karşımıza çıkan bazı oyunculuk sorunları
bu filmde karşımıza çıkmıyor. Kısıtlı zaman diliminde dizi
oyuncularıyla çekilen filmlerde abartılı teatral oyunculuklar,
güzellikleriyle ön plana çıkan kadınlardan köylü kadını yaratma
çabaları, Türkçenin yerel dinamiklerine hâkim olamama gibi kronik
yerli sinema sorunlarını yönetmen bu filmde aşabilmiş. Oyunculuklar
oldukça yetkin çizgi içinde Orta Anadolu'da bir dağ köyünde olma
hissini verebiliyor. Veysi rolündeki Serhat Kılıç’ın rolle
bütünleşmiş oyunculuğu filmin etkisini oldukça arttırıyor.
"Mavzer"de insan kadar hayvanların da oyunculuğundan bahsetmeli.
Zira filmdeki kurt da en az insanlar kadar çatışmanın merkezinde
yer alıyor. "Game of Thrones" dizisinde gördüğümüz kurtlar, bu film
için Anadolu’ya getirilmiş. Yönetmen, kurtların profesyonelliğine
vurgu yapmak için Boğaziçi Film Festivali’ndeki gösterim
sonrasındaki söyleşide "Kurtların kaşesi oyunculardan fazlaydı"
ifadesini kullanmıştı. Filmin çarpıcılığını oldukça artıran
kurtların kullanıldığı sahnelerde, atmosfer oldukça gerçekçiydi.
Anadolu’daki kurt soylarından farklı bir görünümleri olan kurtlar
olanca parlaklıklarıyla ithal hallerini yansıtsalar da doğayla
uyumlu bir performans gösteriyorlar.
GÜÇLÜ BİR SİNEMATOGRAFİ
Niğde’de henüz dokusu bozulmamış bir köyde çekilen "Mavzer",
görüntü yönetimi, kostüm ve mekân tasarımıyla da abartıdan uzak ve
gerçekçi bir tablo vaat ediyor. Kış şartlarında yüksek rakımlı bir
bölgeyi resmeden film, hem iç mekanların kullanımında hem da köy
çevresi ve doğa çekimlerinde başarılı tablolar ortaya koyan güçlü
bir sinematografiyi bünyesinde barındırıyor.
Yönetmen filmini, "Doğadan çok uzaklaştık. Artık büyük dağları
görmek, hayvanları tahayyül etmek şehirde yaşayan insan için ibret
ve öğüt olma vasfını yitirdi. 'Mavzer' belki de küçücük bir köyde,
küçücük bir ailenin içerisinde bile bugün görmediğimiz o ormanlar,
dağlar, dereler ve tepelerin de bir kimliği olduğunu, hayvanların
da bir yaşam alanı olduğunu anlatan bir film" ifadeleriyle
tanımlıyor. "Mavzer", insanın temel meselelerine seslenen, sinema
salonunun sunduğu odaklanma içinde izlenmeyi hak eden başarılı bir
son dönem yerli sinema örneği. İzleyiciyi etkileyici bir
görselliğin içinde, kendi muhasebesine yönlendirme gücünü
bünyesinde taşıyor.