Futbolda sonuçlar elbette
önemli, ama onları nasıl elde ettiğiniz de bir o kadar mühim, belki
de daha da mühim. Beşiktaş’ın gruptaki en güçlü rakibinden
deplasmanda bir puanla döneceği maç öncesinde bilinseydi, herhâlde
herkes bu sonucu memnuniyetle karşılardı. Ama dün gece öyle bir maç
oynandı ki, Beşiktaş bir şekilde galip gelseydi bile, maç boyunca
ne kadar aciz durumlara düştüğü gerçeğini kimse
reddedemezdi.
Bilhassa millî aradan
dönüldüğünden beri siyah-beyazlılar pek kendinde görünmüyor. Aradan
önce de Beşiktaş sahada uçmuyordu belki. Ama derli toplu bir takım
şeklinden ve rakiplere zor pozisyon veren bir oyundan bahsetmek
gayet mümkündü. 3-0 kaybedilen Trabzonspor deplasmanından sonra dün
gece hezimetin kıyısından dönülen Club Brugge maçıysa bu anlamda
takımda bir çözülme yaşandığını gösteriyor gibi.
Elbette Club Brugge çok iyi bir
takım. Geçtiğimiz sezon Şampiyonlar Ligi grubunu beş maçta
kalesinde gol görmeyip ikinci sırada bitiren ve son 16 turuna kalan
bir rakipten bahsediyoruz. Böyle bir takıma karşı deplasmanda
zorlanmak da yenilmek de kabul edilebilir. Ama bu kadar aciz bir
oyunu sorgulamamak mümkün değil.
Club Brugge çok daha genç ve
dinamik bir takıma sahip olduğu için Beşiktaş’ın tempo ve yoğunluk
anlamında zorlanması doğal bir neticeydi. Ama dün gece zorlanmanın
sınırları bir hayli aşıldı ve iş rencide edici bir boyuta ulaştı.
Belçika ekibinin ilk yirmi dakikadaki boğucu baskısından bir
şekilde gol yemeden çıkmayı başaran siyah-beyazlılar, ilk yarının
kalan bölümünde en azından tempoyu düşürmeyi ve topa biraz daha
sahip olabilmeyi başardı belki. Ama ikinci yarı Club Brugge’ün
baskısı yeniden başladı, katlanarak arttı ve hiç
bitmedi.
KANATLARDAKİ GEDİKLER KAPATILAMADI
Siyah-beyazlıların özellikle
kanat savunması çok sorunluydu. Club Brugge her iki kanattan da maç
boyunca sayısal üstünlük yakalamayı sürdürdü ve bu sayede
üretkenlikleri tavan yaptı.
Bu anlamda Beşiktaş’ta oyunda
kaldığı süre boyunca en çok aksayan oyunculardan biri Jackson
Muleka’ydı. Kongolu forvetin sezon başından bu yana özverisi ve
çalışkanlığıyla Beşiktaş’a iyi katkı sağladığı maçlar olsa da, dün
geceki maç kesinlikle onlardan biri değildi. Öyle ki, Muleka hangi
kanattaysa Club Brugge oradan akınlar gerçekleştirdi. O sol
kanattayken, Kyriani Sabbe ve Andreas Skov Olsen’in olduğu sağ
kanat coştu. Milot Rashica ile kanat değiştirdikleri bölümdeyse bu
defa Maxim De Cuyper ve Michal Skoras’ın olduğu sol kanat
canlandı.
Belçika ekibinin etkili kanat
akınlarının neticesinde, Süper Lig’in en atletik bek oyuncularından
olarak kabul edilebilecek Valentin Rosier ve Arthur Masuaku da bir
süre sonra oyundan tamamen düştüler. Club Brugge’ün kanatlardan
sürekli ikiye bir gelmeleri, ikisini de fiziksel olarak çok
yıprattı. Buna bir de Hans Vanaken’in sol iç koridordan maç boyunca
ceza sahasına durmadan yaptığı topsuz koşuları eklenince, bilhassa
Rosier’in üzerindeki yük daha da arttı. Nitekim Vanaken bu topsuz
koşularının ödülünü sonunda golle aldı.
Danimarkalı kanat Skov Olsen ise
Club Brugge’ün en önemli yaratıcısıydı. Paslarıyla hem sağ kanata
genişlik kazandıran Sabbe’yi hem de golde olduğu gibi sol iç
koridordaki Vanaken’in hareketlenmelerini çok iyi
besledi.
Şenol Güneş bu soruna çare
üretebilmek için 66. dakikada Muleka’nın yerine Bahtiyar
Zaynutdinov’u, Rashica’nın yerine de Onur Bulut’u aldı. Fakat bu da
Beşiktaş’ın o dakikaya kadar zaten fazlasıyla cılız olan hücum
gücünü iyice sıfırladı ve siyah-beyazlıların kontratak tehdidi
neredeyse kalmadı. Bu da kalan dakikalarda Club Brugge’ün daha çok
üzerlerine gelmesine neden oldu.
BARDAĞIN DOLU TARAFI
Güneş’in sürpriz bir şekilde ilk
11’de tercih ettiği 18 yaşındaki Demir Ege Tıknaz ise bir hayli
sert bir maçta kendisine şans bulsa da özgüveni ve sakinliğiyle
dikkat çekti. Sahip olduğu teknik kalitesi Beşiktaş’ı toplu oyunda
mümkün olduğunca rahatlattı. Amir Hadziahmetovic de Demir Ege’nin
orta sahadaki varlığı sayesinde geriden oyun kurmak için
stoperlerin arasına daha rahat girebildi. Savunma anlamında bazı
sorunlar yaşasa da genç orta saha oyuncusu için bu maç muazzam bir
deneyim oldu. Dolayısıyla dün gecenin sonunda siyah-beyazlıların
hanesine artı olarak yazılabilecek çok az şeyden biri Demir
Ege’ydi.
Bir diğer artı da elbette grubun
en güçlü takımına karşı deplasmanda elde edilen mucizevi bir
puandı. Ama hepsi bu kadar. Beşiktaş’ın tarihi boyunca aldığı en
büyük Avrupa hezimetlerini aklınıza getirin. 5-0’lık Barcelona
maçı, 6-0’lık Leeds United maçı, 8-0’lık Liverpool maçı… Club
Brugge’ün dün geceki hâkimiyeti de bu hezimetlerden birini daha
rahatlıkla ortaya çıkarabilecek cinstendi. Öyle ki, Avrupa
Konferans Ligi’nin ilk hafta maçları sonunda en yüksek gol
beklentisine sahip takım Club Brugge oldu (3.39 x
G).
Fakat dün gece Beşiktaş’ın
kalesinde Fehmi Mert Günok vardı. Yaptığı sekiz kurtarışla o da
turnuvanın ilk haftasının en çok kurtarış yapan kalecisi olurken,
hem takımını bir hezimetten kurtardı hem de son dakikalarda gelen
golle bir puanın kazanılmasında en büyük pay sahibi
oldu.
TABAN TABANA ZIT İKİ FUTBOL KULÜBÜ
Ama dün gece sahada ortaya çıkan
gerçekleri hiçbir tabela sonucu gizleyemezdi.
Club Brugge’ün dün gece üç yeni
transferi sahadaydı; Ludogorets’ten alınan 22 yaşındaki Igor
Thiago, Bodo/Glimt’ten gelen 23 yaşındaki Hugo Vetlesen ve Lech
Poznan’dan transfer edilen 23 yaşındaki Michal Skoras. İlk
11’lerinin yaş ortalaması da 24’tü.
Beşiktaş’ın da üç yeni transferi
sahadaydı; Manchester United’dan alınan 29 yaşındaki Eric Bailly,
Leicester City’den gelen 28 yaşındaki Daniel Amartey ve Norwich’ten
transfer edilen 27 yaşındaki Milot Rashica. Siyah-beyazlıların ilk
11’inin yaş ortalaması ise 27’ydi.
Sadece bu örneklemeden de
anlaşılabileceği gibi, anlayışları taban tabana zıt iki futbol
kulübü Club Brugge ve Beşiktaş. Biri oyuncuların potansiyellerine
ve geleceklerine yatırım yapıp, genç ve dinamik takımlar kurmanın
peşinde; diğeri ise oyuncuların şöhretlerine ve geçmişlerine
yatırım yapıp, kâğıt üzerinde deneyimli ve kaliteli, ama gerçekte
yaşlı ve içi geçmiş takımlar kurmakla meşgul.
Eh, karşılaştıklarında da arada
biraz fark oluyor elbette. Peki fark gerçekten bu kadar mı? Evet,
gerçekten bu kadar.