İmamlarla uğraşmak bizim işimizdi halbuki. Sizin can
yoldaşlarınızdı cemaatin imamları. Ama bizim bulunduğumuz yerde
rahat edemezlerdi. Çünkü bulunduğumuz kurumda liyakati, çalışmayı,
kamunun, halkın çıkarlarını esas aldık. Cemaat imamlarınız,
yandaşlarının, ortaklarının çıkarı uğruna açık açık kontenjan
belirlerlerdi. Hangi cemaatin, hangi kurumda kaç kontenjanı
olduğunu herkes bilirdi. Bakanlıklar tarikat ve cemaatlerin devlet
kurumlarına sokacağı personel için kontenjan belirleme borsası
olmuştu. KPSS’de hırsızlık var dediğimizde yok dedi müstakbel
başkan. Yargıyı Fethullah Gülen Cemaati’ne teslim ediyor
dediğimizde demokratikleşiyoruz dedi. Mülakatlar kalksın, liyakat
gelsin dediğimizde olur mu öyle şey dedi. Devletin bütün
kurumlarına imamlar yerleştirmiştiniz kendi ellerinizle. Devletin
temel organlarının; yargının, yasamanın, yürütmenin imamları vardı.
Merkez teşkilatının, taşra teşkilatının, yerel yönetimlerin,
ordunun, üniversitenin, her yerin imamları… Mülkiye’ye sokamadınız
imamlarınızı. Onlar da Akit’ten Vahdet’e, bize saldırdı. Terörist
diye tutukladığınız emniyet amirleriyle fakültemizi zapt etmeye
çalıştınız. Olmadı. Çare yok diyeceğim, ama buldunuz. Allah’ın
lütfunu fırsat bilip OHAL ilan ettiniz. İşleyen bir hukuk
devletinde sadece bir kağıt parçası sayılabilecek KHK’larla
Mülkiye’yi tasfiye etmeye kalktınız. Cemaatin imamlarının
yapamadığını yaptınız. Bravo.
İKİ KÜLTÜR
Şimdi kendi ellerinizle devlet kurumlarının, mülakat
komisyonlarının tepelerine yerleştirdiğiniz imamları görevden
alıyor, tutukluyorsunuz. Televizyon programlarında üç yıl önce
göklere sığdıramadığınız isimlerin yediği haltları sayıyorsunuz, o
zaman bilmiyormuş gibi.
Efendiler, Mülkiye imamını rahat bırakın. O sizin
yerleştirdiğiniz imamlara benzemez. Badem bıyıkları yoktur. Sinsi
sinsi iş çevirip kayırmacılık yapmaz, kimseyi fişlemez, arkasına
aldığı cemaat ve devlet gücüyle insanların yıllarca çalışarak
kazandıkları hakları hırsızlıkla gasp etmez.
Günlerdir, bugün gerçekleşecek olan İnek Bayramı’nda din
düşmanlığı yapılıyor diye kara propaganda yapıyorsunuz. Ensar’da
tecavüze ses çıkarmayanlar, Kur’an kurslarındaki tacizleri
görmezden gelenler, on iki yaşındaki çocukla ilişkisi olan
büyüklerine arka çıkanlar, evet pusulasının fotoğrafını çekip
müdürlerine gönderenler, geldikleri her yere başkalarının haklarını
yiyerek gelenler. Evet, evet sizler. Hayatlarında, derinliğe,
estetiğe, düşünceye, farklılığa karşı provokasyon çıkarma
gayretinden başka ameli olmayan sizler.
Mülkiye imamı, sizin bildiğiniz imamlardan değildir. O kelimenin
sahih anlamıyla önde durandır. İnek Bayramı'nın açılışını, ‘İnek
Duası’nı okuyarak yapar. İki gün süren eleştiri ve mizah
festivalinin, ayakların baş olduğu bir Dynosiosçu kurgunun
açılışıdır bu. Sizin kurum kurum topladığınız cemaat imamlarının
aklına bile gelmez amirlerinin, müdürlerinin yüzüne karşı
eleştiride bulunmak. Ama bu festivalde hiç kimseye hakaret
edilmezken herkes kıyasıya eleştirilir. Rektör, dekan, öğretim
üyeleri, öğrenciler, siyasal iktidar. Fakat cinsiyetçilik yasaktır,
nefret suçu işlenmez. Kimsenin dini ile mezhebi ile alay edilmez.
Bir de iyi bileceksiniz, mezhebinden dolayı insan yakanların
destekçisi olunmaz, olanlara mevki makam verilmez. İnek
Bayramı, üniversiteyi gerçek anlamda üniversite yapan kurumsal
geleneklerden biridir.
Efendiler, üniversite ilginç bir yerdir, ama pek beğendiğiniz
mafya dizilerindeki, komplo programlarındaki gibi değil. Düşünce
yoğundur, eleştiri yoğundur; şiddet değil. Bakın yaptıklarınız
nelere mal olacak biliyor musunuz? Bir kısmınız biliyor, bilerek
yapıyor. Ama bilmeyenler için iki fotoğrafla anlatayım.
İKİ FOTOĞRAF

Bu fotoğraf, bir Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi
öğrencisinin açık twitter hesabında yer almaktadır ve sendika
sorumlusu olarak yaptığım sürekli uyarıların ardından üniversite
yönetimi soruşturma başlatıldığını söylemesine rağmen hâlâ durduğu
yerde durmaktadır. Kendisine yöneltilen en zayıf eleştirileri bile
mahkemeye veren Rektör İbiş, bu fotoğrafı her nasılsa
kaldıramamıştır. Aylar önce çekilmiş bu fotoğraftaki namlu,
Mülkiye’ye yöneltilmiştir. Tetikçi gazetelerde yazanlar, bu silahı
hep birlikte tuttuklarının farkına varmalıdırlar.
Bu fotoğraf, İnek Bayramı'nın açılışı olan ‘İnek Duası’nın
ardından gerçekleştirilen yürüyüşe aittir. Bu yürüyüşte önceleri,
geleneksel olarak Ziraat Fakültesi’nden gelen inek yürütülürdü.
Fakat Mülkiye öğrencileri, ineğin kalabalıktan ürktüğünün farkına
vardılar; kampüste yaşayan her canlıya duyulan saygıyı ona da
göstererek fotoğrafta görülen maketi kullanmaya başladılar.
Hangi kültürün, üniversiteye ve ülkeye hakim olmasını istersiniz
gerçekten?
ÇOK GÖRMEYİN
Siyasal İslamcı iktidar, her ormana termik santral, her boşluğa
TOKİ yapmak; her farklılığa beton dökmek istiyor. Onun, kraldan çok
kralcıları, kalemşörleri, sabah programcıları mizaha, eleştiriye,
düşünceye tahammül edemiyor. Efendiler, Türkiye’de girdikleri
sınavlarda en başarılı öğrenciler olan bu çocukları bırakın,
şiddeti kışkırtmayın. Şiddetsiz, barışçıl, mizaha ve eğlenmeye
dönük iki günü çok görmeyin. Hepiniz silinip gideceksiniz, Cemal
Süreya’nın Mülkiye’de yayımladığı ilk şiiri kalacak…
…
Ayıcılar geçti, mağlup insanlar geçti
Rüyalar darmadağındı Şarkısı-beyaz
Sonra dalgalar geldi dile
Sonra bir mavilik aldı her yerimizi;
Nasıl hatırlıyorsan dünyayı
öyle…