‘Sermaye işçi kanı üzerinden yükseliyor’

İzmir’deki vinç kazasına ilişkin açıklama yapan Emek ve Özgürlük İttifakı bileşenleri ile İzmir İSİG Meclisi, 'işçilerin kanı üzerinden yükselen sermayeden hesap sormak' için örgütlenme çağrısı yaptı.

Abone ol

İZMİR – Emek ve Özgürlük İttifakı bileşenleri ile İzmir İSİG Meclisi, İzmir’de yaşanan ve 6 işçinin vefat ettiği vinç faciasına ilişkin açıklama yaptı. Şantiye önünde yapılan açıklamada "Viven Tower, Petkim İzbaş, Motokurye işçilerin katili sermaye düzeni" yazılı pankart taşınırken, açıklamaya HDP Milletvekili Musa Piroğlu da katıldı. Grup adına açıklama yapan Mizgin Sümbül, son bir haftada yaşanan iş cinayetlerine dikkat çekerek, şunları kaydetti:

"Son bir haftada yaşananlara baktığımızda, Kılıçlar Demir-çelik fabrikasında döküm vinç operatörü vinçle kolon arasında kalarak yaşamını yitirdi. İzmir Serbest Bölge'de Sultan Gıda adlı firmada çalışan 17 yaşındaki çocuk işçi işyerinde manevra yapan forkliftin altında kalarak hayatını kaybetti. Esnek ve kuralsız çalışma ve uzun çalışma saatleri dayatması sonucunda, SOCAR Holding'e bağlı Petkim'de ACN fabrikasının bakımı sırasında kimyasal gazdan etkilenen 1 işçi hayatını kaybetti. 8 işçi yaralanarak hastanelere kaldırıldı. Önünde bulunduğumuz Viven Tower'da kule vincin yükseltilmesi sırasında kırılarak devrilmesi sonucu 6 işçi yaşamını yitirdi. 2 işçi yaralandı. Bu işçiler önceden işvereni uyarmış, konteynırlarının farklı bir yere taşınmasını talep etmişlerdi ve yine işçilerin hayatlarının hiçe sayıldığı, taleplerinin görmezlikten gelindiği bir işçi cinayeti ile sonuçlandı. Bunların yanı sıra atanamadığı için kuryelik yapan sosyal bilgiler öğretmeni Hasan Cihan Aslan yaşamına son verdi.”

‘HESAP SORMAK İÇİN ÖRGÜTLENELİM’

Özellikle pandemi sonrası çalışma yaşamının giderek ağırlaştığını söyleyen Sümbül, "Çalışma süreleri uzatılmış, işçilerin kazanılmış hakları gasp edilmiştir. Ekonomik koşullar nedeniyle işçiler 2. hatta 3. işlerde çalışır duruma gelmiştir. Bizi açlık ve yoksullukla, ölümle terbiye etmeye çalışan, yasaklarla susturmaya çalışan AKP iktidarının 2023 hedefleri arasında işçi sağlığı ve güvenliği önlemleri yok. Artık yeter! İşçileri göz göre göre öldüren bu düzene dur diyelim. İş cinayetleri son bulsun. Yaşanan iş cinayetlerinde ihmali olan tüm sorumlular yargılansın. İşçi sağlığı ve güvenliği tedbirleri derhal uygulansın. Yaşanan iş cinayetlerinin takipçisi olacağımızı, sorumlularının peşini bırakmayacağımızı buradan ilan ediyoruz. İş cinayetlerinde gerekli tedbirleri almayanlardan, göz yumanlardan, ödül gibi ceza verenlerden hesap sormak için örgütlenelim, mücadele edelim. İş cinayetlerinin olmadığı eşit, özgür, insanca bir yaşamı birlikte kuracağız" diye konuştu.

‘SERMAYE İŞÇİ KANI ÜZERİNDEN YÜKSELİYOR’

Açıklamada konuşan HDP’li Musa Piroğlu ise AK Parti iktidarı döneminde 36 bine yakın işçinin katledildiğini ifade ederek, "Lüks otelin yapımında burada işçiler öldü. İşçiler bu kadar ölüyorsa bunun nedeni sermayedir. Sermaye işçinin kanı üzerinden yükseliyor, sermayenin saltanatı işçiler üzerinden sürüyor büyüme ve gelişme dedikleri şey işçilerin ekmek parası için ölmesidir. Her katliamdan sonra patronlar, bakanlar devreye giriyor ve olay kan parasıyla kapatılıyor. Sanki pazardan bir şey alıyor gibi sadece sadece sömürüye bakıyorlar. Bu kadar kolay ölüyorsak, yoksullukla cebelleşiyorsak bizimde, burada olması gerek sendikalar, işçi örgütleridir de sorumludur. Soma'nın dumanı tütmeye devam ediyor. Patronlar bu kadar rahatsa bunun sorumluluğu bize de ait. Biz sustukça, sendikalar sustukça bu sefalet düzeni devam edecek. İşçi cinayetler politiktir, işçilerin kanını dökmekten geri durmuyorlar. Tek seçeneğimiz var, ya yan yana geleceğiz edi bese, (artık yeter) diyeceğiz. Yada öldürülmeye devam edeceğiz. İktidarın arkasındaki sermayeye, iktidara karşı yan yana gelmenin zamanıdır. Ya şimdi kazanacağız ya da karanlıkta kalmaya devam edeceğiz. İşçi sınıfının bu sömürüyü bitirecek güce sahip" ifadelerini kullandı.

‘İŞVERENİN GEREKLİ TEDBİRLERİ ALMAKTAN İMTİNA ETTİĞİ ANLAŞILMAKTADIR’

İSİG adına açıklama yapan Mustafa Güven ise 2022 de en az bin 800 işçi hayatını kaybederken İzmir’de de en az 90 işçinin çalışırken iş cinayetlerine kurban gittiğini söyledi. Yaşanan olayda ölen Yıldırım Sarı, Fesih Çiftçi, Baykal Gürbüz, Eraslan Akkaya, Ali Şükrü Duru ve Ümit Kara isimli işçilerin ailelerine başsağlığı dileyen Güven, “2022 yılında İzmir için ezilme, patlama, yüksekten düşme, zehirlenme yani çok basit işçi sağlığı ve işçi güvenliği önlemlerinin alınmaması nedeniyle yaşanan ölümler desek kısaca özetlemiş oluruz. Ayrıca ülkemizde iş cinayetlerinin yaklaşık üçte biri inşaat işkolunda meydana gelmektedir. Son yıllarda artan gökdelen inşaatlarında işçi ölümlerine neden olan olaylar, yüksekten düşme, ezilme yani en basit işçi sağlığı ve işçi güvenliği tedbirleri ile engel olunabilen ölümler olduğunu görüyoruz. 30 Aralık Cuma günü Bornova Viven Tower inşaatında MMO ve İMO’nun açıklamalarına göre kaza kule vinç yükseltme sürecinde yapılan bir dizi hatalı işlem sonucunda, gerekli önlemler alınmadığı için vincin arka ağırlığı şantiyede işçilerin yatakhane olarak kullandığı konteynerin üzerine düşmüştür. Üstelik işçilerin kule vincin altında yaşam alanı olmaması gerektiği konusunda uyarmış olmasına rağmen işverenin gerekli tedbirleri almaktan imtina ettiği anlaşılmaktadır" dedi.

‘ÖRGÜTLÜ SENDİKAL MÜCADELEDE BİRLEŞMEYE ÇAĞIRIYORUZ’

Yaşanan olaydan asıl olarak işverenin sorumlu olduğunu vurgulayan Güven, "Özellikle inşaat işkolunda taşeronlaştırma, kamusal denetimin önemini bir kat daha artırmakta iken maalesef mevcut AKP iktidarı döneminde Çalışma Bakanlığı denetimleri yok denecek düzeye düşmüştür. İşçilerin çalışırken sağlığını tehlikeye atacak durumlarda başvuracakları, başvursalar dahi ciddiye alan ne işveren ne de kamusal bir mekanizma maalesef yoktur. Taşeronlaştırma, örgütsüzlük, sendikasızlık kamusal denetimin de olmadığı koşullarda işçiyi patron karşısında yalnızlaştırmaktadır. Sermaye daha fazla kar ve düşük maliyet için işçi sağlığı ve işçi güvenliği önlemlerini almamayı, devlet ise denetlememeyi tercih ediyor. İSİG Meclisi olarak sermayenin ve devletin yaşanan iş cinayetlerinin tek sorumlusu olduğunu, işçi kardeşlerimizi kendi çalışma koşullarını iyileştirebilecekleri, denetleyebilecekleri, hesap sorabilecekleri örgütlü sendikal mücadelede birleşmeye çağırıyoruz” diye kaydetti. (DUVAR)