Yeni bir ulusötesi toplumsal hareket: Sütlü Çay İttifakı

Lidersizlik Asya Pasifik aktivistlerinin çok kullandığı bir yöntem. Lidersiz oluşuna her daim dikkat çeken Boğaziçi Dayanışması, Sütlü Çay İttifakı’na tavşan kanı bir çayla eklemlenir bir gün belki.

Ceren Ergenç cergenc@gazeteduvar.com.tr

Hatırlarsınız, bir zamanlar önemli yaşam olaylarının sosyal medyada duyurulunca bir tür resmiyet kazanmasının nasıl bir toplumsal dönüşüme işaret ettiğini tartışırdık, şimdi neredeyse olağan hale geldi. Bir benzeri, toplumsal hareketler ve kavramlar için de geçerli. Twitter, geçtiğimiz günlerde Sütlü Çay İttifakı (#MilkTeaAlliance) adındaki bir ulusötesi toplumsal hareket için emoji yarattığını duyurdu. Twitter daha önce #metoo ve #BlackLivesMatter (BLM) hareketleri için de emoji üretmişti.

Hareketin birinci yıldönümüne denk gelen bu haber, Sütlü Çay İttifakı’nın artık meşruiyetini kanıtlamış bir uluslararası aktör olduğunun işareti oldu. Hareketin içinde olan sosyal medya kullanıcıları Twitter desteği için heyecanlandılar, dijital devrimi gözlemleyen eleştirel kuramcılar hareketin artık devletler tarafından daha da gözetlenebilir hale geleceğine dikkat çektiler. Peki sosyal medya rüştünü ispat etmiş olan bu yeni toplumsal hareket nedir?

***

Sütlü Çay İttifakı’nın Twitter resmiyetine bu kadar önem vermesi aslında şaşırtıcı değil, çünkü hareket zaten çevrimici sosyal medyada doğmuş, örgütlenmiş ve gelişmiş durumda. Sosyal medya ayağı güçlü olan Gezi, İşgal Et, Arap Baharı, Şemsiye hareketleri gibi ‘yeni toplumsal hareketler’in adeta bir ileri sürümü, çünkü aktivistleri (henüz) gerçek hayatta bir eylemde bir araya gelmiş değiller.

Sütlü Çay İttifakı, adını Asya Pasifik’te yaygın olan sütlü çay geleneğinden alıyor. Logosu, Tayvan, Hong Kong ve Tayland’ın her birinin kendi sıcak ve soğuk sütlü çay ve kabarcık çaylarının (bubble tea) renginden oluşuyor. 2021 yılında İttifak üyesi sosyal medya kullanıcıları Myanmar’daki askerî darbe sonrasında yaşanmakta olan insan hakları ihlallerini protesto etmek için bir araya geldiklerinde Taylandlı sanatçı Sina Wittaya Wiroj’un görseli de Sütlü Çay İttifakı’yla özdeşleşti.

Wiroj’un görselindeki sembolizmden farkedebileceğiniz gibi, Myanmar ve Tayland’daki askerî darbelere karşı oluşan bölgesel toplumsal muhalefet Sütlü Çay İttifakı’nın da yönünü değiştirdi. İttifakın başlangıç noktası, Taylandlı bir sanatçının Tayvan’ı bağımsız bir ülke olarak ifade eden sosyal medya mesajlarına, Çin’de milliyetçilikleriyle bilinen ve devlettten kamuoyu savaşları için ödenek aldıkları düşünülen 50 Kuruş Ordusu ve Küçük Pembe gibi çevrimiçi grupların saldırmasıyla başladı. 50 Kuruş Ordusu adını, her attıkları sosyal medya mesajı için 50 Çin kuruşu aldıkları iddiasından alıyor ve Küçük Pembe üyeleri kendilerini milliyetçi feministler olarak tanımlıyorlar. Bu saldırılara karşı Tayvanlı ve Pekin hükümetinin siyasî baskılarından muzdarip Hong Kong’un gençlik hareketleri Çin karşıtlığında bir araya geldiler. Hareketin bir devleti hedef alıyor olması politikacıların da hoşuna gitti ve Tayvanlı ve hatta Hindistanlı ve Avustralyalı yöneticiler de örneğin Çin-Hindistan arasındaki askerî çatışmada ya da Çin’in pandemi sırasında Avustralya mallarını boykot etmesi sırasında #MilkTealAlliance hestegini kullanmaya başladılar.

Fakat, 2020 yılının ortalarından itibaren Sütlü Çay İttifakı Çin karşıtı milliyetçi/devletçi bir örgütlenme olmaktan çıkıp bölgedeki halkların dayanışma ağı haline geldi. Ağustos ayında, Tayland’da demokrasi talebiyle sokağa dökülen göstericilere Tayvan ve Hong Konglu aktivistler destek verdi. Bu noktadan sonra İttifak, devletleri eleştiren halkların örgütlenmesi haline geldi. Bugün Sütlü Çay İttifakı’na “Güneydoğu Asya’da siyasî değişim isteyen lidersiz bir hareket” diyebiliriz.

Sütlü Çay İttifakı, zaman içerisinde tüm bölgeyi kapsayacak şekilde yayıldı. Hindistan’da Modi’nin, Filipinler’de Duterte’nin insan hakları ihlalleri ve siyasî baskılarına karşı bölgesel ve aşağıdan örgütlenen bir güç haline geldi. En son 2021 Şubat’ında Myanmar’daki askerî darbe ve sonrasındaki insan hakları ihlallerine karşı çıkardıkları güçlü sesle sadece bölgesel bir güç olmaktan çıkıp küresel yankı uyandırdılar.

Kabarcık çayı Çin’de de çok popüler; sütlü çay kafeleri yıllardır modernlik ve sınıf atlama sembolü haline gelmiş olan Starbucks’ı bile geçmiş durumda. Çünkü Hong Kong ve Tayvan, Çinli gençler için hâlâ özenilecek bir popüler kültür kaynağı. Sütlü çaydan sonra Sütlü Çay İttifakı da milliyetçilik duvarını aşıp anakaraya giriş yapar mı bilinmez. Belarus’ta 2020 yazındaki hükümet karşıtı göstericiler çoktan İttifak’tan haberdar olup kendi sütlü içecekleri üzerinden bölgelerarası bir dayanışmanın adımlarını atmışlardı. Türkiye’de gençlerin ağırlıkta olduğu toplumsal hareketlerin ulusötesi bağları Asya’ya uzanır mı acaba? Gezi Direnişi üzerine çalışmalar, protestocuların kendilerini daha çok Avrupa ve Kuzey Amerika’daki İşgal Et eylemleriyle özdeşleştirdiğini gösteriyor, oysa Asya’da, örneğin Güney Kore ve Tayvan’daki, öğrenci ve işçi temelli demokrasi hareketlerinin başarısı çarpıcı. Lidersizlik Asya Pasifik aktivistlerinin çok kullandığı bir yöntem. Lidersiz oluşuna her daim dikkat çeken Boğaziçi Dayanışması, Sütlü Çay İttifakı’na tavşan kanı bir çayla eklemlenir bir gün belki.

Tüm yazılarını göster