Çandarlı RES'e 49 yıllık izin: 'Doğaya müdahalenin yan etkisi vardır'

İzmir Dikili'deki enerji santraline üretim izni verilmesine tepki gösteren Erhan İçöz, “Doğaya yapılan her müdahalenin bir takım yan etkileri var" dedi.

Google Haberlere Abone ol

Cihan Başakçıoğlu

İZMİR - Dikili ilçesinde Çandarlı RES Elektrik Üretim. A.Ş. tarafından Yaylayurt ve Deliktaş Mahalleleri arasında 22,95 Megawatt kapasiteli “Çandarlı Rüzgar Enerji Santrali (RES)” kurulmak isteniyor. Yaklaşık 57,5 Milyon TL harcanması planlanan proje kapsamında toplam 12 rüzgar türbini kurulacak. Kurulacak türbinler ile yılda 80 bin 325 kilowatt elektrik üretilecek. Çalışmalarına başlanan projeye ilişkin son olarak Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK), şirkete 49 yıl süreli üretim lisansı verdiğini açıkladı. 

EN YAKIN YERLEŞİM BİRİMİNE 330 METRE

Proje alanında tarım alanı nitelikli alanlar bulunurken, tribünlerin kurulacağı bazı noktalar ise orman niteliğindeki alanlardan oluşuyor. Bu durum projeye ilişkin hazırlanan ÇED dosyasında da yer alıyor. Ayrıca projede RES tribünlerinden T8 ve T12’nin en yakın yerleşim birimindeki konuta uzaklığının 330 metre olduğu görüldü. 

RES’LER DAHA ÖNCE DE TEPKİLERE NEDEN OLDU

Bölgedeki RES projeleri ise daha önce de tepkilere neden olmuştu. Geçtiğimiz yıl aynı bölgede Merdivenli ve Denizköy mahalleleri arasında “Orman, Tarım ve Doğal Karakteri Korunacak Bölge” niteliği taşıyan 7 hektarlık alanda 7 RES tribünü kurulacağı ortaya çıkmıştı. Yine proje sahası İzmir-Dikili Termal Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi içerisinde yer alması da dikkat çekerken, söz konusu projede tribünlerin kurulacağı bölgenin en yakın yerleşim alanına uzaklığının yalnızca 490 metre olması tepkilere neden oldu. 

Bölgede yaşayan çevre aktivistleri, daha önce de RES kanadının kopması nedeniyle bölge yaşayanların hayatlarının riske atıldığını belirterek, ayrıca yapılmak istenen projenin kuşların göç yollarına da ciddi zarar vereceğini açıklamıştı.

‘RES’LERİN ZARARI YOK DİYEMEYİZ’

RES projelerine ilişkin Gazeteduvar’a konuşan Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) Eş Sözcüsü Erhan İçöz, RES’lerin zararlarına dikkat çekti. İçöz, “Çevreye zarar vermeyecek yerlerde, kuş göç yollarına zarar vermeyecek yerlerde, mera ve tarım alanlarının bulunmadığı yerlerde yapılması önemlidir. RES’lerin zararsız olduğunu söyleyemeyiz. Ehven-i şer olarak görüyoruz. Tarım arazileri yakınlarındaysa zararı tabi ki var. Ne de olsa manyetik alan oluşuyor. Kentlere köylere yakın olduğu zaman gürültü kirliliği de yaratıyor” dedi.

‘RES’LER MASUM DEĞİL, DOĞAYA YAPILAN HER MÜDAHALENİN BİR YAN ETKİSİ VAR’

Türkiye’nin bir enerji ihtiyacı olmadığının altını çizen İçöz, “‘Bir enerji ihtiyacımız var mı?’ sorusuna bakıldığında Türkiye’nin bir enerji ihtiyacı yok. Elektrik Mühendisleri Odası’na soruyorsunuz ihtiyacımızın iki katından fazla kurulu gücümüz var” dedi. Son olarak yenilenebilir enerjinin önemine dikkat çeken İçöz, “Biz yenilenebilir enerjileri çalıştırıp, fosil yakıtlara dayalı enerjileri birer birer iptal edersek gerek küresel ısınmaya gerek hava kirliliğine karşı daha olumlu yöne geçeriz. Ama bu RES’lerin masum olduğunu göstermez. Doğaya yapılan her müdahalenin bir takım yan etkileri var. Olumsuz etkileri var. Tolere edilebilir düzeyde mi değil mi bunların iyice irdelenmesi gerekiyor.” diye konuştu.