Diyarbakır'da yerel hizmetler için 'ortak akıl' toplantısı: Tahribat çok büyük

DİTAM'ın düzenlediği "Diyarbakır, yerel hizmetler ve ortak akıl” toplantısına belediye eşbaşkanları ve çok sayıda sivil toplum örgütü katıldı.

Fotoğraf: Gazete Duvar
Google Haberlere Abone ol

DİYARBAKIR - Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM), "Diyarbakır, yerel hizmetler ve ortak akıl" toplantısı düzenledi. Buluşmaya, DEM Partili belediye eşbaşkanları ve çok sayıda sivil toplum örgütü (STÖ) temsilcisi katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan DİTAM Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Azizoğlu, Aralık 2023’te "Diyarbakır yerel hizmetlerde neleri kaybediyor?" başlığıyla bir çalışma yaptıklarını ve ocak ayında toplantılar düzenleyerek kent, çevre, kültürel miras, iktisadi durum, kırsal kalkınma, kadın ve çocuk çalışmalarını raporlaştırdıklarını belirtti. "Yerel Hizmetleri İzleme Ağı" projesinin duyurusunu yapan Azizoğlu, "Diyarbakır Yerel Hizmetlerde Neleri Kaybediyor?" projesinin belediyelerin strateji planlarına katkı sunmasını beklediklerini söyledi.

SÜRDÜRÜLEBİLİR KENT POLİTİKASI

Azizoğlu, "Yerel Hizmetleri İzleme Ağı"nın amacını şöyle sıraladı:

-Sivil toplum örgütlerinin yerelde karar alma mekanizmalarında rolünün artması,

-Belediyeler ve STÖ’ler arasındaki iş birliklerinin gelişmesi ve ortak akıl oluşturularak sürdürülebilir bir kent politikasına katkı sunulması,

-STÖ’lerin belediye hizmetlerine yönelik izleme-değerlendirme çalışmaları yapması, sorunların yerel ve ulusal düzeyde muhatap kurum ve kişilere iletilmesi ve baskı unsuru oluşturularak ilgili kişi ve kurumların sorunlarla ilgili çözümler geliştirmesinin talep edilmesi,

-Kent sorunlarının çözümüyle ilgili katılımcılık konusunda sivil toplumun kapasitesinin ve deneyiminin artırılması.

Ağın çalışma şekli ve yöntemi de şöyle planlandı:

-Ağ üyeleri, sivil toplum örgütleri, akademisyenler ve aktivistlerden oluşacak,

-1 yıl boyunca 3 ayda bir tematik konulu toplantılarla izleme-değerlendirme çalışması yapılacak,

-Toplantılara uzmanlar, akademisyenler ve ilgili kurumlar davet edilecek,

-Her toplantı sonrasında uzmanların desteğiyle bir izleme-değerlendirme raporu hazırlanacak.

-Raporlar, belediyelere görüşme yoluyla elden teslim edilecek ve mail yoluyla STÖ’lere iletilecek.

'TOPLUMUN YAŞAM KALİTESİ DÜŞTÜ'

Azizoğlu, DİTAM olarak neden yerel hizmetlerle ilgili bir çalışma yaptıklarını ise şöyle anlattı: "Devletin, Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne, Kürtlerin yaşadığı bölgeleri bilerek ihmal ettiğine yönelik hepimizin ortak bir ön kabulü var. Ekonomi, sağlık, eğitim gibi hayatın hemen her alanındaki mevcut durumla ilgili resmi kurumların yayınlamış oldukları istatistikler de bu ihmalin olduğunu gösteriyor. Kürtler açısından bu dezavantajlı başlangıç noktasından sonra son 40 yıldaki çatışmalı ortam ve 2015 sonrası yaşananlardan sonraki kayyum uygulamaları da belediye hizmetleri ve yerel hizmetler konusunda eksikliklerin daha da artmasına sebep oldu. Şehrin geçmişini, kültürünü ve sokaklarını bilmeyen kamu idarecilerinin yönetiminde, halktan uzaklaşmış bir şekilde geçen dokuz yıl, yerel hizmetler konusundaki sorunların, eksikliklerin daha da büyümesine sebep oldu. Kentin tüm bileşenlerini bir araya getiren ve hukuki dayanağını belediye kanunundan alan Diyarbakır Kent Konseyi de 2015 yılından bu yana neredeyse işlevsiz hale getirildi ve ancak 15 gün önce yeniden faaliyetlerine başladı. Sonuç olarak bütün bu yaşananlar Diyarbakır’ın yeterli düzeyde belediye hizmeti almamasına ve toplumun yaşam kalitesinin düşük kalmasına sebep oldu. Bu durum bölgedeki diğer illerde de benzer şekilde yaşanıyor ve bunlar sadece bugünler için değil, geleceğimiz için de büyük bir problem. Diyarbakır'ın yoğun politik ortamında daha az konuşulan, daha az görünen yerel hizmetlerdeki bu eksiklikleri daha görünür kılmayı amaçlıyoruz. Ayrıca buradaki belediyecilik hizmetleri ile batıdaki belediyecilik hizmetlerini de kıyaslamak istiyoruz.
Yaşanan bütün olumsuzluklara rağmen Diyarbakır’da çok güçlü bir sivil toplum geleneği var. Özellikle son yıllardaki yoğun politik ortamdan dolayı sivil toplumun dili de buna paralel olarak daha çok politikleşti. Biz bu çalışmamızda sivil toplumun kendi alanıyla ilgili yaptığı çalışmaları, ürettikleri teknik bilgileri daha görünür hale getirip, merkezi ve yerel siyaset kurumlarına ulaştırmayı hedefliyoruz. Sivil toplumun ürettiği bilgileri siyasetçilerin kullandıkları dilin içeriği haline getirmeye çalışıyoruz. DİTAM'ın kuruluşundaki ana felsefesi de buydu.



'8 YILDA BÜYÜK TAHRİBAT OLUŞTU'

Ekonomist Mehmet Aslan, "Diyarbakır Yerel Hizmetlerde Neleri Kaybediyor" raporundan derlenen Stratejik Plan Önerileri'nin sunumunu yaptı.
Yapılan sunumun ardından konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, görev yapacakları 5 yıllık sürecin zorluklarına dikkati çekerek, kayyımların 8 yılda kentte büyük tahribatlar yarattığını hatırlattı.  Bucak şöyle devam etti: “Bugünkü sunumda açığa çıkan her bir konuya, büyük bir önem ve ciddiyetle yaklaşmamız gerektiğini düşünüyoruz. Hepsi, hepimizi doğrudan ilgilendiriyor. Bizler 3 buçuk aydır pek çok sivil toplum örgütüyle buluşmalar yaptık, Stratejik Plan kapmasında odak gruplarla bir araya geldik. Kentin çevre, ulaşım, kadın, genç, engelli, kaçak yapılaşma, altyapı sorunları, akıllı kentler, sosyal konutlar, metruk binalar, deprem, afet, bağımlılıkla mücadele gibi konularda stratejik planlamalarımız var. Bazı çalışmalarımız başladı. Yerel yönetimler olarak, bu işin öncülüğünü yapan ya da yanında duran, farklı yönlerle destek veren ama bir biçimiyle parçası olan bir yerde durarak çalışmalarınızın önünü açıyoruz. Bu nedenle yerel yönetimlerin önemini, her zamankinden daha çok gündemimize almalıyız.” 

'KENTİN YENİDEN REVİZYONA İHTİYACI VAR'

Kentin fiziki ve nüfus yapısıyla büyüdüğünü sözlerine ekleyen Bucak, kayyımların rantçı anlayış ile dizayn edilen imar planının, pek çok sorun yarattığını dile getirdi. İlçe belediyeleriyle birlikte 5 yıl içinde yeni bir imar politikasını hataya geçireceklerini kaydeden Bucak, “Bunun için odalarla ve sivil toplum örgütleriyle bir araya gelmeyi önemsiyoruz. Bu kentin yeniden revizyona ihtiyacı var” dedi. 

SUR YENİDEN YAŞAM ALANI OLACAK

Diyarbakır surlarının UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'ne alınma sürecini anımsatan Bucak, surlar ve Hevsel Bahçeleri'nde yaratılan tahribatlara dikkat çekti. Tarihi surlar ve Hevsel Bahçeleri'nin Dünya Kültür Mirası Listesi'nden çıkarılmak üzere olduğunu söyleyen Bucak, 5 yıldaki en önemli çalışmalarından birinin Sur’u yeniden yaşamsal hale getirmek, tescilli yapıları ve Dicle Nehri'ni korumak olacağını belirtti. 

YOKSUL HALKIN KONUT SORUNU

Dar gelirli ve yoksul kesimlerin barınma sorununa çözüm aradıklarını dile getiren Bucak, şunları söyledi: “Bağlar’ın yerinde dönüşüm sorunu var ve deprem sonrası yaşanan krizler var. Bağlar, Şehitlik, Huzurevleri, Fiskaya’da deprem sonrası yaşanan tahribatlar kenttin orta yerinde duruyor. Yoksul halkın konut sorununa bir bakış açısı geliştirmemiz gerekiyor. Buradan herkese çağrı yapıyorum. Amed'de bir model oluşturabiliriz, buna inancımız ve gücümüz de var." 

'AMACIMIZ KENTİN SORUNLARINI ÇÖZMEKTİR'

Eşbaşkan Doğan Hatun ise kentin paydaşlarıyla tüm sorunları çözebileceklerini belirterek, “Biz o çözüm gücünü deneyimledik. Şehrimiz, birlikte yaşayabilme, sorunlarımızı birlikte çözebilme kültürünü, binlerce yıllık geçmişinden almıştır. Şehrimizin sorunlarının neler olduğunu biliyoruz. Geçtiğimiz dönemde çok büyük psikolojik ve ekonomik tahribatlar yaşandı. Ancak bu ciddi sorunların çözülmesi, bu sorunu da ortadan kaldıracaktır. Amacımız sadece borçları kapatmak değil, bu şehrin sorunlarını çözmektir. Sorunlar çözüldükten sonra artık borç kalmaz. Çözüm için her yere gideceğiz” dedi.  

'DİCLE TARİFSİZ VE STATÜSÜZ BIRAKILDI'

Her türlü afete karşı mücadele etmek amacıyla koordinasyon merkezi kurulduğunu belirten Hatun, konuşmasına şöyle devam etti: “Ona göre şehir planlamasını, şehir mimarisini yapacağız. Afetle baş etmek için daha büyük bir merkez inşa edeceğiz. Tüm donanımlarıyla, itfaiye dahil her şey içinde olacaktır. Bu merkez aynı zamanda çevre illerimizdeki afetlere müdahale edecek kapasitede olacak.”
Dicle Nehri'nin tarifsiz ve statüsüz bırakıldığını vurgulayan Hatun, “Bunun için de çalışmalarımız var. UNESCO ‘Kültürel Peyzaj Alanı’ deniliyor buna. Bu bizim için sahiplenme fırsatıdır. Bunun için ciddi diplomatik çalışmalara ihtiyaç var. On Gözlü Köprü çevresinde çok sayıda kafe var, bölgeyi işgal etmişler. Bu soruna bir çözüm bulunmalı” diye konuştu.

'BAKAN MURAT KURUM BİZİMLE GÖRÜŞMEDİ'

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un önceki gün kentte gelerek deprem bölgelerine dair koordinasyon toplantısı düzenlediğini hatırlatan Hatun, “Çevre ve Şehircilik Bakanı şehre geldi, toplantı yaptı. Biz kendisiyle görüşmek istiyorduk ancak görüşmedi. ‘Fiskaya’yı, Benuseni yıkacağız’ dedi ama neden metruk binaları yıkmıyor? Oysa belediyeye versinler, biz yıkabiliriz, halkımızın güvenliğini sağlayabiliriz” dedi. 

Toplantı soru-cevap bölümüyle sona erdi.