ABD'de Geri Gönderme Merkezi’ne sabotaj eyleminde öldürülen anarşist Will Van Spronsen’in manifestosu

ABD'de bir Göçmen Geri Gönderme Merkezi'nde göçmenlerin insanlık dışı koşullarda sınırdışı edilmesinde kullanılan otobüs filosunu ateşe vermeye çalışırken öldürülen anarşist Willem Van Spronsen'in manifestosu yayınlandı. Spronsen manifestoda, 'özgürlüğün herkes için gerçek özgürlük ve yaşamaya değer bir hayat anlamına geldiğini' vurguladı.

Google Haberlere Abone ol

DUVAR - ABD Başkanı Donald Trump'ın kurduğu göçmen geri gönderme merkezlerinden birine sabotaj eylemi düzenlemeye çalışırken polis tarafından katledilen 69 yaşındaki anarşist Willem Van Spronsen'in geride bir manifesto bıraktığı ortaya çıktı. Spronsen manifestoda, "Ben siyah beyaz bir düşünürüm. Geri gönderme kampları bir nefret suçudur" dedi.

Spronsen cumartesi günü, ABD İç Güvenlik Bakanlığı’nın Washington Vashon Adası’ndaki Tacoma Geri Gönderme Merkezi’ne sabotaj eylemi düzenlemeye çalışmıştı. Göçmenlerin sınırdışı edilmesinde kullanılan bir otobüs filosunu ateşe vermeye çalışırken, dört polisin aynı anda ateş açması sonucu yaşamını yitirdi. Yetkililer Spronsen’in bu sırada silahlı olduğunu söylese de ilk kimin ateş açtığı hakkında bir açıklama yapılmış değil.

Spronsen'in eylemi düzenlemeden önce Facebook sayfasına yüklediği manifesto ise Yeryüzü Postası'nın çevirisi ile şöyle:

"Yanlış var ve doğru var

Kötülüğün güçlerine karşı harekete geçme zamanı.

kötülük, bir hayatın diğerinden daha az değerli olduğunu söylüyor.

kötülük, buradaki amacımızın ticaret akışı olduğunu söylüyor.

kötülük, daha önemsiz sayılan kişiler için toplama kamplarının gerekli

olduğunu söylüyor.

kötülüğün yardımcısı toplama kamplarının daha insancıl olması

gerektiğini söylüyor.

merkezciden kaçının.

bende bir babanın kalp kırıklığı var

kırık dökük bir bedenim var

ve haksızlığa karşı sarsılmaz bir nefretim var.

işte beni buraya getiren budur.

bu, benim fark yaratmaya çalışmak için açık fırsatım, daha açık bir

davetiye için beklemek nankörlük olur.

üç öğretmeni takip ediyorum:

Don Pritts, benim manevi rehberim, “eylemsiz aşk sadece bir laftır.”

John Brown, ahlaki rehberim, “gerekli olan şey eylemdir!”

Emma Goldman, politik rehberim, “Dans edemezsem, devriminizde yer almak istemiyorum”

Ben aklı havada bir hayalperestim, sevgiye ve kurtuluşa inanıyorum.

Kazanacağımıza inanıyorum.

Devrimci olduğum için çok mutluyum. (beslendiğimiz jingo saçmalığı

yerine hepimiz okulda Emma Goldman’ı okumuş olmalıydık. ama konuyu

dağıtıyorum.) (hepimiz YPJ kahramanlarının fotoğraflarına bakmalıyız,

titremeli ve hayallerimizin imkansız olduğunu mu düşünmeliyiz, iyice

dağıttım, durdurun beni.)

Bu faşist holiganların devlet adına veya devlet tarafından desteklenerek

ve korunarak sokaklarımızda savunmasız insanlara saldırdığı bu

günlerinde,

Çok karlı geri gönderme / toplama kampları ve bilime karşı savaş

günlerinde,

Bu umutsuzluk, boş çaba ve bitmeyen özlem günlerinde,

Faşizmin görünür yükselşini yaşıyoruz. (görünür diyorum, çünkü dikkat

edenler onun on yıllar boyunca devletin koruması altında ayakta

kalmasını ve gelişmesini seyretti. (bkz. Howard Zinn, “ABD Halklarının Tarihi”)

şimdi hükümetin (dünyanın dört bir yanındaki hükümetlerin) açık ve tam

işbirliği ile hedeflerine doğru hiç durmadan ilerliyor.

faşizm, devletin ihtiyaçlarına hizmet eder, şirketlerin ihtiyaçlarına

hizmet eder ve bedelini sen ödersin. kim yararlanır? jeff bezos, warren

buffett, elon misk, tim cook, betsy de vos, george soros, donald trump

ve bu liste böyle devam eder. Bir daha söyleyeyim: Zengin adamlar (senin

gerçekten o kadar iyi olmadığını düşünenler.) gerçekten hükümetlerin

altını oyun (“komünist” hükümetler dahil her yerdeki hükümetleri.)

çünkü onlar zengin adamları daha zengin yapan kuralları koyarlar.

Bunun üzerine daha fazla düşünmeyin.

(hey arka sıradaki vatanseverler, dinliyor musunuz?)

ben hepinizi ve bu dönen topu [dünyayı] o kadar çok seven bir adamım ki

kendime çocukluğumda verdiğim şerefli olma sözümü yerine getireceğim.

İşte burada, şu toplama kamplarından kar eden şirketlerde

İşte burada, polis / sınır muhafızları / proud boys / beckies [beyaz

üstünlüğü yanlısı gruplar] çekincesiyle gerçek yüzlerini göstermekten

korkan kahverengi ve ehlileştirilememiş arkadaşlarda

İşte burada, pazarın açgözlülüğü tarafından neredeyse tüketilmiş bir

gezegende

Ben siyah beyaz bir düşünürüm.

Geri gönderme kampları bir nefret suçudur.

Beklemiyorum.

Bundan daha fazlasını söylemek zorunda olmamalıyım.

Kırık kalbimi bir kenara koydum ve bildiğim tek yolla iyileştim, faydalı

olarak.

acımı etkili bir şekilde bölümlere ayırıyorum…

ve bu işi zevkle yapıyorum.

(eylemlerimin enkazını sırtlananlara, bu yükü en iyi şekilde

kullanacağınızı umuyorum.)

Yoldaşlarım:

devrimin geri kalanını kaçıracağım için üzüntü duyuyorum.

Aranızda olmanın şerefi için teşekkür ederim.

bana yararlı olacağım alanın verilmesi, ideallerimi yerine getirdiğimi

hissetmek, hayatımın ruhani zirvesi olmuştur.

Değerli ve harika halkımın savunulmasına yardım etmek için elimden geleni yapmak, tarif edilemeyecek kadar çok zengin bir deneyim.

trans yoldaşlarım beni dönüştürdüler, hayal ettiğimiz geleceğe bugün

aramızda en marjinalleştirilmiş olanların rehberliğiyle

ulaşacağımıza dair inancımı pekiştirdiler. Öyle net bir şekilde hayal

ettim ki, nasıl sonuçlandığını göremediğim için pişmanlık duymuyorum.

beni bu kadar ileriye taşıdığınız için teşekkür ederim.

ben antifa’yım, dünyanın her yerinde yaşam sevgisinden hareket eden

her yoldaşla birlikte duruyorum. özgürlüğün herkes için gerçek özgürlük

ve yaşamaya değer bir hayat anlamına geldiğini anlayan yoldaşlarla

birlikte.

inancını koru!

tüm iktidar halka!

bella ciao

Aptal hükümet kurumlarının bu konuyu “araştırmak” için para

harcamalarına izin vermeyin. 13 yaşında orta okul yıllarında, seçim

sistemi hakkında düşündüğümüz sırada radikalleştim. Bu statükonun

iskambil kağıtlarından ev olabileceğine karar verdiğim andı. Devamında okumalar

bu düşüncemi olumlu yönde geliştirdi. Okuma yapmayı şiddetle tavsiye

ederim!

herhangi bir kuruluşa bağlı değilim, taktik seçimlerimi doğru bulmayan

tüm örgütlerden dışlandım.

kullandığım yarı otomatik silah ucuz, ev yapımı kayıtdışı “hayalet” ar15

idi, altı şarjörü vardı. yoldaşları ve yeni gelen yoldaşları kendilerini

silahlandırmaya şiddetle teşvik ediyorum. Artık insanları yırtıcı

devlete karşı savunmaktan sorumluyuz: eğer bunu yapacak lüksün varsa,

silahlanma yasasını görmezden gel, ben yaptım."

Çeviri: Yeryüzü Postası