Eskiyi yıkmak, yeniyi kurmak
Portekizli teknik direktörün zor kısmı geçtiğini, eskiyi yıkıp yeniyi kurmayı başardığını söyleyebiliriz. İsmail Kartal Fenerbahçe'sinin birçok ezberi (iyi ya da kötü) bu takımda artık yok. Fenerbahçe, artık tarif edilebilir yeni bir oyuna sahip. Üstelik oyuncular da bu oyunda kendilerine düşen role ikna olmuş gözüküyor.
Fenerbahçe, iç sahada Göztepe ve Rize maçlarının ardından Kasımpaşa karşısında da zayıf bir maç başlangıcı yaptı.
Önceki iç saha maçlarında olduğu gibi, Kasımpaşa karşısında da topa sahip olamadılar, rakip sahaya yerleşemediler, kaleye yaklaşamadılar. Dzeko ve Szymanski gibi iki önemli bağlantı oyuncusundan da mahrum kalan sarı lacivertliler ilk 15 dakikada Kasımpaşa orta sahasını geçemedi.
Fenerbahçe'ye karşı Kadıköy'de Göztepe 25'inci dakikada 1-0 öne geçmiş, Rize ise 13'üncü dakikada 2-0'ı bulmuştu. Birinci bölgeden ikinci bölgeye geçerken yapılan basit hatalar Kasımpaşa'nın da pozisyonlar bulmasını sağladı ama İstanbul ekibi bu bölümde yakaladığı 3 şut fırsatında kaleyi tutturamadı.
23'üncü dakikaya kadar Fenerbahçe'nin rakip kaledeki tek etkinliği Talisca'nın isabetsiz fantastik şut denemesiydi. 0.09 gol beklentisiyle önceki iç saha maçlarına benzer bir performans sergileyen Fenerbahçe'de maçın kaderini değiştiren şey bireysel yetenekler oldu. Fred'in orta sahada tek pasla defansın arkasına attığı 50 metrelik pası yakalayan En Nesyri hem zor durumda olan takımına nefes aldırdı hem de gol serisini devam ettirdi. Böylece Göztepe ve Rize maçlarında yaşanan senaryoyu değiştirmeyi başarmış oldu.
YENİ ÖZELLİK: ŞİDDETLİ ÖN ALAN BASKISI
Golden sonra dengeli oyununu sürdüren sarı lacivertliler, tribünlerin de yükselen desteğiyle Kasımpaşa karşısında baskısını artırdı. Geriden topla çıkmak isteyen rakibine zaman zaman 5-6 oyuncuyla ön alanda şiddetli pres uygulayan Fenerbahçe ilk yarıda bu presle kazandığı topları değerlendirememişti ama 52'nci dakikada ön alanda harcadığı enerjinin karşılığını aldı. Talisca'nın baskısıyla rastgele uzaklaştırılmak istenen topu yakalayan Mert Müldür ceza sahasına kıvrılarak Oğuz'u buldu. Genç oyuncu topu köşeye yuvarlayarak takımını 2-0 öne geçirdi.
TABELA FUTBOLCUSU OĞUZ
Oğuz Aydın'a burada ayrı bir parantez açmak gerekir. Asıl mevkisi olmamasına rağmen sağ kanat bekte de sol kanat bekte de ortalamanın üzerinde oynuyor. Çizgiyi boydan boya gidip gelecek temposu var, oyuna da sürekli pozitif katkı sağlayan bir oyuncu. Önündeki En Nesyri-Tadic-Talisca üçlüsüne bu maçta ayak uydurduğunu söylemek pek doğru olmaz. Üç oyuncu da bekledikleri pasları alamadıkları için maç içinde sitemde bulundular genç oyuncuya. Yine de oynadığı kanatta istikrarı sağlar, pozisyon bilgisini artırırsa saha içinde daha doğru kararlar alacaktır.
Ama oyuncunun asıl fark yaratan özelliği çizgideki değil, merkeze girdiği anlardaki performansı. Genç oyuncu ceza sahası çevresine ne kadar yaklaşırsa gol ve asist üretme, tabelayı değiştirme potansiyeli de o kadar artıyor. Takımın yeni taktiksel dizilişin nedeniyle ön alanda istediği kadar bulunamıyor olabilir ama Oğuz Aydın gibi ekstra tabela yapabilen bir oyuncunun varlığı, zora giren maçlarda değerini gösterecektir.
DZEKO ETKİSİ
Sarı lacivertliler için işler yolunda giderken 62'nci dakikada Kasımpaşa'nın golü geldi. Üst üste gelen stoper sakatlıkları nedeniyle 3'lü defansı kurmakta zorlanan Mourinho, Ambrabat'ı merkezde başlatmıştı. Yenilen gol de aslında alınan bir riskti. Yan topta iyi yükselen Fall, Ambrabat'ın üzerinden kafayı vurarak farkı bire indirdi.
Yediği gole reaksiyon veren sarı lacivertliler En Nesyri ile net pozisyonlara da girdi ama Kasımpaşa'da kaleci Gianniotis kurtarışlarıyla takımını maçta tuttu.
65'te yapılan Talisca-Dzeko değişikliği ise oyunu tekrar sarı lacivertlilere getirdi. Talisca'nın maç boyunca yapamadığını 10 dakikada iki kere yapan Dzeko, En Nesyri'yi defans arkasına kaçırarak kaleciyle karşı karşıya bıraktı. Faslı santrfor pozisyonlardan birini kaçırsa da 71'de Dzeko'nun asistini gole çevirerek maçı 3-1'e getirdi.
Takımın bu maçta bireysel performans olarak aksayan tek oyuncusu Talisca oldu. Brezilyalı yıldızın hem arkadaşlarına hem oyuna alışması hem de fizik olarak seviyesini yükseltmesi zaman isteyecektir. Eksiklerine rağmen kazanma alışkanlığını oturtan Fenerbahçe için şu an Talisca'nın vasat formu tolere edilebilir. Kendisi de bu süreci verimli geçirirse ligin final haftalarında sarı lacivertlilerin önemli silahlarından olabilir. Ama henüz o seviyeye gelmediği de gözle görülür bir gerçek.
MOURİNHO ARADIĞINI BULDU
Üçlü dizilişe geçtikten sonra 7 lig maçında 7 galibiyet alan Fenerbahçe'de Mourinho'nun hem elindeki oyuncu grubunu nasıl kullanacağını hem de ligin dinamiklerini çözdüğünü söylemek artık mümkün. Perşembe günkü Anderlecht maçından sonra verdiği röportajda oyuncuları için, "Ne yapmak istediğimizi çok iyi anlıyorlar. Takım birlik olmuş durumda" demişti. Bugünkü maçtan sonra da, "Bütün oyuncular pozitif cevap veriyor. Dolayısıyla çok çok mutluyum" diye konuştu.
Portekizli teknik direktörün zor kısmı geçtiğini, eskiyi yıkıp yeniyi kurmayı başardığını söyleyebiliriz. İsmail Kartal Fenerbahçe'sinin birçok ezberi (iyi ya da kötü) bu takımda artık yok. Kadronun kemik oyuncuları aynı olsa da artık sahada bambaşka bir oyun, farklı bir Fenerbahçe var. Mourinho ligin ilk yarısında deneme yanılma yöntemiyle aradığını sonunda bulmuşa benziyor. Topu oyuna sokabilen stoperleri, hareketli ve oyunu iki yönlü oynayabilen merkez orta sahaları, Dzeko-En Nesyri çift forveti ve top tekniği yüksek çizgi oyuncularıyla Fenerbahçe, artık tarif edilebilir yeni bir oyuna sahip. Üstelik oyuncular da bu oyunda kendilerine düşen role ikna olmuş gözüküyor.
Bu noktadan sonra Mourinho, takımın seviyesini yükseltmek için dokunuşlar yapmaya devam edecektir. Ama artık en azından neyi daha iyi yapmak için uğraştığını biliyor olacaktır.
Fenerbahçe, önümüzdeki hafta Galatasaray deplasmanına eksiklerine rağmen bu sezonki en formda haliyle gidecek. Ancak derbiler, diğer lig maçlarına benzemezler. Başka bir uzmanlık gerektirirler.
Mourinho ligin ilk yarısında hem Kadıköy'de Galatasaray'a karşı hem Dolmabahçe'de Beşiktaş'a karşı hezimete uğramıştı. Haftaya, yenilirse yarıştan kopma riskiyle karşı karşıya olacağı bir deplasmana gidecek. Takımının ya da ligin şifrelerini çözmüş olabilir. Ama ilk yarıdaki hezimetlerden de gerekli dersleri çıkarıp çıkarmadığını haftaya göreceğiz.