İmamoğlu'ndan Mansur Yavaş yanıtı: Hiçbir cümlesi beni incitmiyor
İBB Başkanı İmamoğlu: Adaylık kimsenin tapulu mülkü değil. Ortak karar aldığımız üçlü masa beni ilgilendiriyor. Vedat Milor ile konuşmadım. Konuşsam ceza katmerli olarak büyür diye endişe ediyorum.
DUVAR - İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, gastronomi yazarı Vedat Milor'a açılan 'Kent Lokantası' soruşturmasına tepki gösterdi, konuya ilişkin açıklama yapmamasının nedenini anlattı.
EkolTV yayınına katılan İmamoğlu, Milor'a açılan soruşturmadan CHP'deki ön seçim adaylığına; diploma soruşturmasından İmralı sürecine kadar gündemdeki konuları değerlendirdi.
İBB Başkanı İmamoğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle:
BURASI BİR TİCARETHANE DEĞİL: Vedat Milor ile konuşmadım. Konuşsam ceza katmerli olarak büyür diye endişe ediyorum. Dostlarımız ile irtibatı oldu. Sayın Vedat Milor ile tanışmam. Oraya geldiğinden, yayınlandıktan sonra haberim oldu. Kendisini aradım, ‘Çok teşekkür ederim, sosyal projemize katkı sundunuz’ diyerek. Çok üzücü. Burası bir ticarethane değil.
MİLOR'U YILLARDIR İZLERİM: Vedat Milor’un programlarının hayranıyım. Onun için doğmuş. Yıllardır izlerim. Böyle günlerde bu hizmeti vermenin kıymetini anlatıyor. Sanatçısından yazarına birçok insan bundan bahsetti. Yazıklar olsun. Başka bir şey demiyorum.
ADAYLIK SÜRECİ: Bu dönemde CHP bir karar veriyor. CHP, Türkiye Cumhuriyeti tarihine geçecek bir demokrasi devrimi yapıyor. Ve diyor ki: ‘Ben adayımı erken belirleyeceğim. Belirlerken de ön seçim ile yapacağım.’
BU BAKIŞLA KAYBETTİK SEÇİMLERİ: YSK’nin normal takvimine bakarsanız 50 küsur gün önce belli oluyor. En fazla 2 ay. ‘Ben mecbur muyum YSK kararını beklemeye’ diyor partimiz. Dönelim 2018 genel seçimlerine. 40 küsur gün kala Muharrem İnce’nin adaylığı ilan edildi. Ne anlatacaksınız 40 küsür günde? O günün farklı modeli önümüze kondu. Neredeyse her parti genel başkanını aday çıkarttı, CHP hariç. Bu bakışla kaybettik seçimleri.
BİRÇOK EKSİĞİMİZ VARDI: 2023 seçimlerinde farklı bir yöntem geliştirdi muhalefet. 6 parti bir araya geldi, ittifak kuruldu. Bir sürü tartışma yaşandı. Birçok eksiğimiz, sıkıntımız vardı. 6 parti aday olarak Genel Başkanımızı gösterdi. 50 küsur gün kalaydı yanlış hatırlamıyorsam. İkinci tura giderken Zafer Partisi’nin katılımıyla 7 parti olduk. Yine seçimi kaybettik.
KURALLARI İKTİDAR BELİRLİYOR: Kuralları iktidar belirliyor. 2017 Anayasası diye bir Cumhurbaşkanlığı sistemini önümüze oturttu. Orada çok farklı dinamiklerle ittifak yapma biçimleri formülize edildi. Bu formülize edilen mekanizma yapan tarafından bilinen ama onu izleyen tarafından anlaşılana kadar seçimi kazanan bir süreç yaşıyor iktidar. Biz kaybeden oluyoruz iki seçimdir.
TÜRKİYE'NİN MESELELERİ HİÇ OLMADIĞI KADAR AĞIR: Türkiye’nin meseleleri hiç olmadığı kadar ağır. Her biri birbirinden önemli. NATO, ABD ilişkileri, Suriye, Kıbrıs… Bütün meseleler çalışılacak. Memleketin huzuruna kadrolar oturtulacak. 6 partinin lideri ile kurulan mekanizmaların birçok sıkıntısı yaşandı. Bugünün sürecinde başka bir dönem başlatıyor CHP. Ön seçim diyor, erken aday belirleyeceğim, adayımız dersine çalışacak.
YAVAŞ'IN BAKIŞI KIYMETLİ: (Mansur Yavaş) Biz yaptığımız toplantının detaylarını paylaştık. Birkaç kez söyledim. Saygı duyduğum bir çerçeveden Sayın Mansur Yavaş’ın kıymetli başkanımızın, değerli ağabeyimizin ifade ettiği biçimiyle aynen söyledim: ‘Ben erken buluyorum Cumhurbaşkanı adaylığı tespitini, ön seçime karşı değilim ama bugün yapılmamalı. Böyle bir sürece de talip değilim. Ama elbette ki CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı hepimizin adayıdır. Ben partimin bu yolculuğuna ve adayına asla zarar verecek bir şey yapmam.’
ADAYLIK KİMSENİN TAPULU MÜLKÜ DEĞİL: Kendi görüşü. Bu kavramlar bizim için net olan, geçerli olan bir mesele. Bir başka husus var. Şu konuşuldu aslında: Mansur Yavaş başkanımız bu süreçte adaya bir şey olursa, aday başarısız olursa, aday eksik kalırsa diyerek bu kaygısını dile getirdiğinde çok net dile getirdiğim şekli de söyleyeyim… Adaylık kimsenin tapulu mülkü değil ki… Haşa Allah’ın emri de değil. Resmi olarak YSK’ye teslim edene kadar adayı değiştirebilirsiniz. Başına bir şey gelebilir, hasta olabilir, Allah gecinden versin her şey olabilir. Dolayısıyla o gün geldiğinde partimiz oturur en doğru kararı verir. Bu cümlenin üzerine kendileri de ‘Partimizin adayı, partimizin kararı bizim için asla ve asla tartışılacak bir şey değildir’ dedi. Bu görüşünü tekrar etmesinin mahsuru vardır yoktur, o kendi takdiri. Ona bir şey diyemem.
İKTİDARIN OYUNUNU BOZDUK: Bugün partimiz bir karar almıştır. CHP TBMM grubu bu kararı çok büyük çoğunluğuyla kararı imza altına almıştır. 1 milyon 750 bin üyemiz oy kullanacak. Bu esnada da Ekrem İmamoğlu’na saldırılar artıyor. Artacak tabi. Oyununu bozduk iktidarın. Partilimiz bu sebeple de sandığa gelip oy verecek, partisinin adayına da destek olacak. Çünkü her oy partisinin adayını güçlendirecek her eksik oy da Cumhurbaşkanı’nın sürecini güçlendirecek. Bunun farkında olan CHP’liler mutlaka 23 Mart’ı bir demokrasi şöleni gibi geçirecek.
ÜÇLÜ MASA BENİ İLGİLENDİRİYOR: Sayın Mansur Yavaş'ın hiçbir cümlesi beni incitmiyor. Yüz yüze konuştuğumuz ve ortak karar aldığımız üçlü masa beni ilgilendiriyor. İyi bir dostluğumuz var. Günün sonunda en doğru kararı yine hep birlikte alacağımızı, en kriz anında bile birlikte olacağımızı, yol arkadaşı olduğumuzu, dava arkadaşı olduğumuzu ben asla defterimden kaldırmıyorum.
DİPLOMA SORUŞTURMASI: Savcı bana ‘Trabzon’dan Kıbrıs’a neyle gittiniz?’ dedi. Soruya bakar mısın? Takayla gittim demek gerekiyordu. Kıbrıs’ta okudum. 17 yaşındaki çocuk oraya gidiyor başvuruyor. 19 yaşında 600 senelik İstanbul Üniversitesi’nin ilanını görüyor. ‘Şu koşulları sağlarsan seni okuluma alacağım.’ Biz de gidiyoruz, başvuru yapıyoruz. Koşulları sağladığımız belgeli bilgili. Birilerinin diploması yok. Bende transkript var. Okul ders notlarım var. Belgelerim, fotoğraflarım var.
OKUL ARKADAŞLARIMI ÇAĞIRSAM MİTİNG YAPARDIK: Okul arkadaşlarımı çağırsam, Ekol TV’nin önüne gelin deseydim bu sabah burada miting yapardım. Millet benim diplomamla uğraşıyor. Niye? Buradan bir baraj kurabilir miyiz, buradan bir duvar örebilir miyiz, bariyer kurabilir miyiz diye. Bütün belgelerimizi avukat arkadaşlarımız çalıştılar ve sundular.
SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK: O YÖK tarafından yazılan raporda imzası olanların hepsiyle ilgili suç duyurusunda bulunduk. Çünkü yalan konuşuyorlar. 1991’de mezun olmuş bir insana 1993 yılında bunun anlamı nedir biliyor musunuz? O insanın geçtiğimiz 4 yıl içinde, 1986’dan 1987’den beri okuduğu okulun derslerini, her şeyini kabul ediyorsun ve denklik veriyorsun ona. Diplomaya değil sadece geçmişine denklik veriyorsun.
ÇÖZÜME DE BARIŞA DA TARAFIZ: (İmralı süreci) Bu şeffaflığın, hukuki kısımlarının milletten, Meclis’ten uzak tutularak kurulacak her temelin sıkıntılı olacağını ifade etmek isterim. Buna karşıyız. Ama çözüme de barışa da terörün bitirilmesine de kesinlikle tarafız.
GÖRÜŞME ARZUMU DEVLET BAHÇELİ’YE İLETTİM: Ben Sayın Devlet Bahçeli’ye geçmiş olsun dileklerimi buradan da ileteyim. 2 kez kendilerine doğru bir noktadan geçmiş olsun dileklerimi ilettim. Müsait olurlarsa da görüşme arzumu ilettim. Ama henüz görüşemedik.
MECLİS’TE GENEL GÖRÜŞME YAPILMALI: TBMM milletin temsil edildiği yerdir. Ve millet adına en güçlü olması gereken kuruldur. Milletin seçtiği insanlar. 600 tane vekilimiz var. Bu vekillerin olduğu yerde mutlaka Meclis’te bir genel görüşme yapılmalı. Hatta komisyonlar kurulmalı. Bu komisyonlar siyasi partilerle müzakerelerle bu süreci Meclis bünyesinde en güçlü hale taşıyabilmeli. Özellikle kapsayıcılık çok önemli bir kavram.
(HABER MERKEZİ)