Mısır ve ABD'den 'Gazze planı' görüşmesi: 'Savaş tamamen sona erdirilmeli'
Mısır Dışişleri Bakanı ve Trump'ın temsilcilerinden Witkoff Arap Birliği'nin kabul ettiği 'Gazze planını' görüştü. Çin ve BM'den de Gazze'ye dair planlar ve bölgedeki son duruma dair açıklama yapıldı.
DUVAR - Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Gazze'deki Filistinlilerin zorla yerinden edilmesini savunan ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Arap Birliği zirvesinde kabul edilen Gazze'nin imarına yönelik planı görüştü.
Mısır Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Abdulati ve Witkoff, telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Abdulati, ülkesinin ABD Başkan Donald Trump ve yönetimiyle 'olumlu ve yapıcı etkileşimi' sürdürmeyi ve 'planın ve avantajlarının kapsamlı bir şekilde sunulması' amacıyla bu diyaloğun devam etmesini arzuladığını belirtti.
'ANLAŞMA TÜM TARAFLARCA UYGULANMAYA DEVAM EDİLMELİ'
Gazze'nin toparlanması ve yeniden inşasına yönelik Arap Birliği zirvesinde kabul edilen planı değerlendiren Mısırlı Bakan, Witkoff ile planın ayrıntılarını ve farklı aşamalarını paylaştı. Abdulati, 4 Mart’ta Kahire’de düzenlenen Arap Birliği zirvesinin ortaya koyduğu gibi, planın Arap ülkelerinin tam mutabakatına sahip olduğunu vurguladı. Abdulati, 'Gazze’deki ateşkes anlaşmasının tüm aşamalarının tüm taraflarca uygulanmaya devam edilmesi ve İsrail’in insani yardımların Gazze’ye ulaşmasına izin vermesi, yeniden inşanın başlaması için yolun açılması ve savaşın tamamen sona erdirilmesi' gerektiği söyledi.
ÇİN'DEN TRUMP'A: GAZZE, FİLİSTİNLİLERE AİTTİR
Mısır'ın başkenti Kahire'de Arap Birliği'nce düzenlenen olağanüstü zirvenin sonuç bildirisinde, Filistin devletinin hayata geçirilmesine yönelik siyasi sürecin bir parçası olarak, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne Batı Şeria ve Gazze'de uluslararası barış gücü konuşlandırılması çağrısı yapılmıştı. Bildiride Gazze'deki ateşkes anlaşmasının ikinci ve üçüncü aşamalarının tamamlanmasının da en yüksek öncelik olduğu vurgulanmıştı.
Arap ülkeleri, Filistinlilerin Batı Şeria’daki kamplarından ve kentlerinden zorla göç ettirilmesine yönelik her türlü girişimi reddettiklerini kaydetmişti. İsrail Başbakanlığı'ndan 2 Mart'ta yapılan açıklamada ise Benjamin Netanyahu'nun Gazze Şeridi'ne her türlü insani yardım malzemesinin girişinin durdurulmasına karar verdiği duyurulmuştu. Trump da öncesinde Gazze'deki Filistinlilerin kalıcı olarak zorla yerinden edildiği, Mısır ve Ürdün gibi komşu ülkelere gönderildiği tartışmalı bir plan ortaya koymuştu.
Trump'ın planına ilişkin Çin'den de açıklama yapıldı. Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, Çin Ulusal Halk Kongresi'nin yıllık genel kurulu kapsamında başkent Pekin'de "Çin'in Dış Politikası ve Dış İlişkileri" başlığıyla düzenlediği basın toplantısında, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ni 'devralma' ve bölgede yaşayan Filistinlileri komşu ülkelere yerleştirme planına karşı çıkarak, "Gazze, Filistinlilere aittir" ifadelerini kullandı.
Toplantıda AA muhabirinin Çin'in Orta Doğu'daki rolü ve Trump'ın Gazze planına ilişkin sorusuna verdiği yanıtta Vang, "Gazze, Filistinlilere aittir, Filistin topraklarının ayrılmaz parçasıdır. Gazze'nin statüsünü zorla değiştirmek barış değil yalnızca kaos getirecektir" dedi.
Çin'in Gazze'de barışın sağlanması için Mısır ve diğer Arap ülkeleri öncülüğündeki planı desteklediğini ifade eden Vang, ABD'yi adını anmadan eleştirerek, "Eğer büyük ülke, Gazze halkını gerçekten umursuyorsa kapsamlı ve kalıcı barışı teşvik etmeli, insani yardımı artırmalı, 'Filistin'i Filistinlilerin yönetmesi' ilkesini gözeterek Gazze'nin yeniden inşasına katkı sağlamalı" değerlendirmesinde bulundu.
'FİLİSTİN VE İSRAİL ANCAK O ZAMAN BARIŞ İÇİNDE VAR OLABİLİR'
Ortadoğu'da barış olmadan dünyada istikrarın olamayacağını belirten Vang, "Filistin sorunu, daima Ortadoğu sorununun merkezinde yer aldı. İsrail-Filistin çatışması sürekli tekrarlanıyor çünkü iki devletli çözümün ancak yarısı gerçekleşti. İsrail Devleti, uzun zamandan bu yana varlığını sürdürüyor fakat Filistin Devletine hala ulaşılamıyor. Uluslararası toplum, sonraki süreçte iki devletli çözüme daha fazla odaklanmalı ve bağımsız Filistin Devletine daha fazla destek vermeli. Filistin ile İsrail ancak o zaman gerçekten barış içinde birlikte var olabilir, Arap ve Yahudi halkları sürekli dostluk içinde bir arada yaşayabilir" dedi.
Vang, Filistinli taraflara Pekin Deklarasyonu'ndaki irade beyanına uygun olarak aralarında birliği sağlama çağrısında bulunurken Ortadoğu'daki tüm tarafların farklılıklarını kenara bırakarak Filistin devletini desteklemesi, uluslararası toplumun da İsrail ile Filistin arasında barışı teşvik için mutabakat inşa etmesi gerektiğini vurguladı.
BM RAPORTÖRÜ: BU ASLA GERÇEKLEŞMEYECEK
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyinin 58'inci Oturumu'na katılmak üzere İsviçre'nin Cenevre kentinde bulunan BM Konut Hakkı Özel Raportörü Balakrishnan Rajagopal da AA muhabirine, Trump'ın Gazze planına dair değerlendirmelerde bulundu.
Gazze'de yaşayan Filistinlilerin toplu olarak sınır dışı edilebileceği fikrinin temelde bir 'fantezi' olduğunu kaydeden Rajagopal, "Bu asla gerçekleşmeyecek. Eğer böyle bir şey olursa, bu son birkaç yüzyıldaki uluslararası hukukun en büyük ihlallerinden biri olur" dedi.
Rajagopal, bu durumun işgal yılları olan Nekbe (Büyük Felaket), onlarca yıldır sürdürülen apartheid politikaları ve ardından Gazze'de işlenen soykırımla zaten kitlesel olarak sınır dışı edilen Filistinlilere daha fazla acı yüklemesine yol açacağını ifade ederek, "Dolayısıyla bu fanteziler, uluslararası hukuka uygun herhangi bir nezaket ve uyum düzeyine sahip olmayı amaçlayan tüm ülkeler tarafından haklı olarak reddedildi" diye konuştu.
BM Konut Hakkı Özel Raportörü, Trump'ın planına alternatif olarak Arap Ligi Olağanüstü Zirvesi'nde Gazze'nin yeniden inşasına yönelik bir planın kabul edilmesinin memnuniyetle karşılandığını vurguladı. Gazze için ilerleyebilecek tüm yeniden inşa planlarına Filistinlilerin tam olarak dahil edilmesinin önemine işaret eden Rajagopal, şöyle konuştu:
"Kendi hayatlarını yeniden inşa etmekten sorumlu olmaları, kendi kaderini tayin haklarının çok önemli bir parçasıdır. (Gazze'nin, Gazzeliler olmadan inşası) Bu, iyi niyetli olsa dahi tamamen yabancılar tarafından yapılamaz. Filistinlilerin Gazze'den kitlesel olarak sürülmesi, dünyanın en güçlü ülkeleri tarafından bile tek taraflı olarak yapılamaz."
Rajagopal, ABD veya bölgedeki diğer ülkeler tarafından yönlendirilecek başka bir müdahaleyi gerçekçi olasılık olarak görmediğini ifade ederek, şunları kaydetti:
"Bu nedenle örneğin, ABD'nin Arap Ligi planına karşı bir direnci varsa ABD elbette Gazze'nin yeniden inşasına yönelik kendi planını ortaya koyabilir ancak bu, Filistinlileri sürgün etme ve Gazze'yi Orta Doğu'da bir tür tatil beldesine dönüştürme hayalleri üzerine değil, Filistinlilerin insan haklarına dayalı, onların tam katılımıyla ve işbirliğiyle gerçekleşmelidir."
'FİLİSTİNLİLERİN KENDİ KADERİNİ TAYİN HAKKINA SAYGI GÖSTERİLMELİ'
Gazze Şeridi'ndeki şiddetli yıkımın henüz sona ermediğini, İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşmasının ikinci ve üçüncü aşaması için müzakere girişimleri olduğundan bahseden Rajagopal, "Ateşkesin sürmesini ve sonraki aşamalarına doğru adımlar atılmasını umuyorum. Ateşkes, yok edilen Filistinlilerin hayatlarının kurtarılması için gerekli. Bunun için ilk gereklilik, maalesef İsrail tarafından en son engellenen insani yardımın ve desteğin derhal sağlanmasıdır" açıklamasında bulundu.
Rajagopal, İsrail'in Gazze'ye insani yardım girişini engellemesinin uluslararası hukukun ve özellikle Uluslararası Adalet Divanının (UAD) açıkça 'insani yardım malzemelerine engelsiz erişim olması gerektiğini' bildiren geçici kararının ihlali olduğunun altını çizdi.
Gazze'deki yeniden inşa sürecinin önemine işaret eden Rajagopal, "Filistinlilerin kendi kaderini tayin hakkına tam saygı gösterilerek Gazze'nin yeniden inşası için daha katılımcı bir sürecin temelinin atılması gerekiyor. Bu, çatışmayı sona erdirebilir ve maddi olarak katkıda bulunmak isteyen diğer ülkelere, Gazze'nin yeniden inşasına koyacakları paranın boşa gitmeyeceğine dair güvence verebilir" diye konuştu.
Rajagopal, bir süre sonra Gazze'ye yeni saldırıların gerçekleşmesi ve çatışmaların yeniden başlamayacağına dair hiçbir güvence bulunmaması halinde komşu ülkelerden fon toplama girişimlerinin mümkün olamayacağına işaret etti. Raportör Rajagopal, "İşgal devam ettiği ve geniş çaplı çatışma yaşanma riski bulunduğu sürece, yeniden inşanın doğru şekilde ilerlemesi çok zor görünüyor" ifadelerini kullandı.
(ANADOLU AJANSI)